Madde 137 — ve her zaman yapılır, görmemek mazaret teşkil etmez.
Madde 137 - Selâmlama el ve baş ile (Gözler başla beraber), yalnız baş ile, kılıç, boru... ilâh. ile olur.
a. El ve baş ile selâmlama, baş açık değil iken ve sağ el boş iken yapılır. Yapılış tarzı şudur :
Üstü selâmlıyacak ast, dururken hazırol vaziyeti aldıktan sonra (Yürürken uygun adıma geçerek ve sol kolu sallamıyarak) başını selâmlıyacağı zata çevirmekle beraber sağ elini (Dört parmak bitişik, baş parmak bitişik, baş parmak ucu şahadet parmağın ikinci boğumu üzerine ve el hafifçe bükük avuç içi yere dönük ve cepheden görünmiyecek şekilde sağ kaşın hizasında şapkanın güneşliği kenarına gelecek surette sertçe kaldırır, göz selâmlanan zatın gözüne bakar, bakışta canlı ve tatlı olur. Ve omuz dirsek tabii vaziyette bulunur. El selâmlanan zatı geçince aynı sertlikle indirilir.
Üstler de astlarını ciddi bir vaziyette ve tam olarak selâmlarlar.
b) (Değişik: RG-24/04/1997-22969) Yalnız baş ile selamlamak:
Umumiyetle baş açık iken veya tüfekli veyahut her iki el meşgul iken yapılır. Yapılış tarzı şöyledir: Subaylar, askeri memurlar, astsubaylar, askeri öğrenciler, erbaş ve erler durur veya yürürken üst veya astlarını, başlarını hafifçe ileri doğru eğerek selamlarlar. Vücut bükülmez.
Diğer tür selamlamalar Yanaşık Düzen ve Merasim Talimnamesine göre olur. Başı açık olarak veya elinde tüfek olduğu halde üst'ün huzuruna giren her subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenciler, erbaş ve erler üst'üne münasip bir mesafe ile (Ortalama üç adım) karşısında muntazam bir duruş yaparak esas vaziyetini aldıktan sonra başını hafifçe ileriye eğmek suretiyle selamlarlar, vücut eğilmez.
c. Kılıç, boru ve saire ile selâm : Her sınıfa mahsus merasim talimatnamesindeki esaslara göre yapılır. Kep giyildiği zaman sağ elin şehadet parmağının ucu sağ kaşın sağ ucu üzerine gelecek surette selâm verilir.
d. Yürürken selâmlama:(1)
-
Tam karşılıklı gelişlerde selâmlama; selâmlanacak olana altı adım kala başlar, selâmlanan bir adım geçilince biter.
-
Aynı istikamette yürüyen bir ast, üstünün yanından geçerken selâmlamaya üste bir adım kala başlar, selâmlanan bir adım geçilince biter.