Madde 9 — Satışı mümkün olmayan taşınmazlar
MADDE 9 – (1) 2/B taşınmazlarından;
a) Ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilenler,
b) Kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılanlar,
c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarınca Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde İdareye bildirilmesi şartıyla özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gerekenler,
ç) En geç üç ay içinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca bildirilmesi şartıyla içme ve kullanma suyu havzalarında maksimum su seviyesinden itibaren 300 metrelik bant içinde kalanlar,
d) Bakanlıkça belirlenenler (Bakanlık tarafından talimat verilmediği sürece taşınmazlar bu kapsamda değerlendirilmeyerek satış işlemlerine devam edilecektir.),
satışa konu edilmeyecektir.
(2) Diğer taraftan, 3402 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesinde yer alan; “Kadastro çalışmalarına başlanılmadan önce, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin içinde özel kanunlarına göre değerlendirilmesi gereken alanlar bulunup bulunmadığı kadastro müdürlüğünce ilgili kurum ve kuruluşlarına yazı ile sorulur. İlgili idarelerce onbeş gün içinde kadastro müdürlüğüne bilgi verilir. Bu süre içinde cevap verilmediği takdirde, söz konusu alanların bulunmadığı yönünde cevap verilmiş sayılır.” hükmü gereğince; daha önce yapılan güncelleme ve kadastro çalışmalarında ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından görüş sorulduğundan ve ayrıca, Kanunun 11 inci maddesinin sekizinci fıkrasında; “Bu Kanun kapsamında kalan taşınmazlara ilişkin değerlendirme ve tasarruf işlemleri, özel kanunları gereğince ilgili idarelerden görüş alınmaksızın yapılır.” hükmüne yer verildiğinden; İdarece bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşlardan görüş sorulmayacaktır. Ancak, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde İdareye bildirilen özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken yerler ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu çalışmalar sonucunda özel kanunlar kapsamında kaldığı belirlenen yerlerde satış işlemi gerçekleştirilmeyecektir. Bunların dışında, tapu kütüğünde veya dosyasında taşınmazın satışa konu edilemeyeceğine dair bilgi ve belge bulunması durumunda satış işlemi gerçekleştirilmeyecektir.
(3) (Danıştay Sekizinci Dairesinin 7/5/2025 tarihli ve E.:2021/1413, K.:2025/4403 sayılı kararı ile iptal fıkra) (Yeniden düzenleme:RG-19/5/2026-33258) Hak sahipliği kesinleşen ancak satışı mümkün olmayan taşınmazlara karşılık olmak üzere hak sahipleri tarafından talep edilmesi halinde, genel hükümlere göre değerlendirilecek 2/B taşınmazlarından öncelikle aynı il sınırları içinde bulunanlardan bedeli hak sahibi oldukları taşınmazın rayiç bedeline eşdeğer başka bir taşınmazın doğrudan satılabileceği örneği bu Genel Tebliğin ekinde (EK-8/A) yer alan yazıyla bildirilecektir. Aynı il sınırları içinde değerlendirilebilecek eşdeğer taşınmaz bulunmaması durumunda farklı il sınırları içerisinde bulunan taşınmazların eşdeğer olarak değerlendirilmesine ilişkin hususlar Bakanlıkça belirlenecektir. Satışa konu edilemeyen taşınmazın üzerinde kişiye ait muhdesat bulunması durumunda, bu Genel Tebliğin 17 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında belirlenecek muhdesat bedeli zemin bedeline eklenecektir. Ancak bu bedel eşdeğer taşınmaz satışında taşınmazın rayiç bedelinden düşülecektir. Satışa konu edilemeyen taşınmaz ile önerilen taşınmazın rayiç bedelleri arasında en fazla yüzde yirmi fark olabilecektir. Bu orana kadar Hazine lehine olan farklar indirim uygulanmaksızın defaten ve nakden tapu işlemleri öncesinde ilgilisi tarafından ödenecektir.