Kurum/Kuruluş Yönetmeliği · 12939

Madde 29 — Değerlendirme

R.G.: 2009-03-22 / 27177
Madde 29 — Değerlendirme

MADDE 29 – (1) Özel tüketim vergileri yurt içinde firmalar arasındaki alım satım işlemlerinde geçerli olmakla birlikte, firmalar tarafından ödenen ve tahsil edilen bu tutarlar birbirinden mahsup edilebilmektedir. Diğer bir ifadeyle bu vergiler doğrudan devlet tarafından tahsil edilmemekte, işletmeler ödedikleri özel tüketim vergilerini tahsil ettikleri özel tüketim vergilerinden düştükten sonra kalan miktarı vergi idarelerine yatırmaktadırlar. Program kapsamında yurt içinden tedarik edilen ürünlerle ilgili olarak bu vergilerden muafiyet sağlanması, yurt içine nihai ürün satışlarında ise vergilerin tahsil ediliyor olması nedeniyle fazla bir iadenin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bahse konu uygulamanın Anlaşma çerçevesinde önlem alınabilir nitelikte bir sübvansiyon teşkil etmediği sonucuna varılmıştır.

(2) ÖEB’lerde kurulu olan işletmelerin girdi ithalatında temel gümrük vergileri ile özel ek gümrük vergileri olmak üzere iki tür gümrük vergisinden muaf tutuldukları anlaşılmaktadır. Normal şartlar altında yetkili makamlar tarafından etkin bir şekilde işletilen bir doğrulama sisteminin olmaması, ithal edilen girdi ile ihraç edilen ürün arasındaki ilişkinin gösterilmesinin zorunlu olmaması nedeniyle uygulamanın makul bir vergi iade mekanizması olarak kabul edilmesi mümkün görünmemektedir. Bununla beraber, yurt içine yapılan satışlarda, satışa konu olan malın gümrük vergilerinin tahsil ediliyor olması nedeniyle ithalat işlemlerinde sağlanan vergi muafiyetinin alıcı bakımından fayda doğurmadığı düşünülmektedir. Bu nedenle bu uygulamanın da önlem alınabilir bir sübvansiyon teşkil etmediğine hükmedilmiştir.

(3) Bununla beraber, sermaye mallarının ithalatında ve yurt içinden tedarikinde sağlanan vergi muafiyeti ile yurt içinden tedarik edilen hizmetlerdeki vergi muafiyetlerinin söz konusu sermaye malları ile hizmetler nihai ürün içerisinde fiziki olarak yer almadığından makul görülebilir bir vergi iade mekanizması olarak kabul edilemeyeceği düşünülmektedir. Söz konusu vergi muafiyetleri Anlaşmanın 1.1(a)1(ii) maddesi çerçevesinde Hindistan Hükümeti’nin vergi gelirlerinden feragat etmesi anlamına gelmekte, muafiyetten yararlananlar bakımından likiditeyi artırıcı bir unsur olmaları ve yatırım ve faaliyet giderlerini düşürmeleri nedeniyle bir fayda oluşturmaktadırlar. Muafiyetten yararlanmanın koşulunun yasal olarak ihracat yapmak olduğu da değerlendirildiğinde program kapsamındaki bu uygulamanın Anlaşmanın 3.1 maddesi hükmünce bir ihracat sübvansiyonu olduğu ve yine Anlaşmanın 2.3 maddesi çerçevesinde önlem alınabilir nitelikte özgül bir sübvansiyon teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.

(4) ÖEB’lerde kurulu olan işletmelerin ihracattan kaynaklanan gelirlerinin gelir vergisi matrahının tamamen veya kısmen dışında tutulması da incelenmiş bu uygulamanın Anlaşmanın 1.1(a)1(ii) maddesi çerçevesinde Hindistan Hükümeti’nin vergi gelirinden feragat etmesi sonucunu doğurduğu anlaşılmıştır. Ödenmesi gereken gelir vergisinin tahsil edilmemesi ÖEB’lerde kurulu işletmelerin likiditesini arttırmakta, dolayısıyla ciddi bir fayda sağlamaktadır. Hindistan Hükümeti’nin vergi gelirinden feragat etmek suretiyle sağladığı bu mali katkı ÖEB’de kurulu işletmeler için bir fayda doğurduğundan uygulamanın Anlaşmanın 1.1 maddesi ile Yönetmeliğin 12 inci maddesi bağlamında bir sübvansiyon olduğu sonucuna varılmıştır.

(5) Programı düzenleyen mevzuat ile uygulama incelendiğinde, gelir vergisi muafiyetinin ihracat performansına bağlı olduğu açık bir şekilde görülmektedir. Bu bağlamda Anlaşmanın 3.1 maddesi hükmünce uygulamanın bir ihracat sübvansiyonu olduğu ve yine Anlaşmanın 2.3 maddesi çerçevesinde özgül bir sübvansiyon teşkil ettiği düşünülmektedir. Bu tespit ve değerlendirmeler ışığında bu uygulamanın da önlem alınabilir nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

İşbirliğine gelen firmaların durumu ve hesaplamalar

Bu web sitesi Logos Teknolojik Yatırımlar tarafından oluşturulmuştur.