Madde 16 — Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri
MADDE 16- (1)Önlem konusu ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin belirlenmesinde, soruşturma konusu üründe toplam Türkiye üretiminin önemli bir kısmını gerçekleştiren Korteks Mensucat Sanayi ve Ticaret A.Ş., Polylen Sentetik İplik Sanayi A.Ş., Sönmez Filament Sentetik İplik ve Elyaf Sanayi A.Ş., Sifaş Sentetik İplik Fabrikaları A.Ş. ve Nergis Tekstil Tic. San. A.Ş.ile Polyteks Tekstil Sanayi Araştırma ve Eğitim A.Ş.firmalarının soruşturma konusu ürüne ilişkin verileri esas alınmıştır.
(2)Öte yandan, eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla Türk Lirası bazındaki veriler için yıllık ortalama ÜFE kullanılarak enflasyondan arındırılmış reel değerler esas alınmıştır.
a) Üretim
(1) Yerli üretim dalının ilgili üründe 2002 yılında 100 olan üretim miktar endeksi, 2003 yılında 107’ye çıkmış, 2004 yılında ise 105’e düşmüştür.
b) Satışlar
(1) Yerli üretim dalının ilgili üründe 2002 yılında 100 olan yurtiçi satış miktar endeksi, 2003 yılında artış göstererek 114’e çıkmış, 2004 yıllında ise bu seviyesini korumuştur.
(2) Aynı dönemde satış hâsılatı reel olarak incelendiğinde 2002 yılında 100 olan endeksin 2003 ve 2004 yıllarında azalarak 91’e gerilediği görülmüştür.
c) İhracat
(1) Yerli üretim dalının ilgili üründe 2002 yılında 100 olan ihracat miktar endeksi, 2003 ve 2004 yıllarında artarak sırasıyla 128 ve 137 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Aynı dönemde ihracat hâsılatı reel olarak incelendiğinde ise 2002 yılında 100 olan endeksin 2003 ve 2004 yıllarında artarak 110 ve 113 olarak geçekleştiği görülmüştür.
ç) Yurtiçi Fiyatlar
(1) Yerli üretim dalının ilgili üründe ağırlıklı ortalama yurtiçi birim satış fiyatı endeksinin, 2002 yılı verileri 100 olarak alındığında, 2003 ve 2004 yıllarında azalarak 80’e düştüğü tespit edilmiştir.
d) Pazar Payı
(1) Soruşturma konusu ürünün yurt içi tüketimi 2002 yılında 100 olarak alındığında 2003 yılında 111’e çıkmış 2004 yılında ise 107’ye düşmüştür. Yerli üretim dalının ilgili üründe yurtiçi pazar payı ise 2002 yılında %79 iken 2003 yılında %81, 2004 yılında ise %84 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Reliance firması yerli üretim dalının pazar payı artarken Hindistan’ın pazar payının azaldığını iddia etmektedir. Bu durum dampingli ithalata karşı alınan önlemin doğal sonucudur.
e) Stoklar
(1) Yerli üretim dalının ilgili üründeki stok verileri incelendiğinde 2002 yılında 100 olan stok düzeyi endeksinin, 2003 ve 2004 yıllarında sırasıyla 112 ve 77 olarak gerçekleştiği gözlenmiştir.
f) Kapasite ve Kapasite Kullanım Oranı (KKO)
(1) Yerli üretim dalının 2002 yılında 100 olan kapasitesi 2003 ve 2004 yıllarında 110 ve 111’e çıkmış, KKO ise bir miktar düşerek aynı dönemde sırasıyla %78, %75 ve %74 olarak gerçekleşmiştir.
g) İstihdam
(1) Yerli üretim dalının ilgili üründeki çalışan toplam işçi sayısı endeksi 2002 yılında 100 kabul edildiğinde, 2003 ve 2004 yıllarında artarak sırasıyla 105 ve 102 olmuştur.
ğ) Ücretler
(1) Yerli üretim dalının ilgili ürün üretiminde çalışan işçilerinin aylık giydirilmiş brüt ücret endeksi 2002 yılında 100 olarak alındığında, 2003 ve 2004 yıllarında bir miktar artarak sırasıyla 102 ve 107 olarak gerçekleşmiştir.
h) Verimlilik
(1) Yerli üretim dalının ilgili ürün üretiminde çalışan işçi başına verimlilik endeksi 2002 yılında 100 iken, bir miktar artış kaydederek 2003, 2004 yıllarında sırasıyla 102 ve 103 olarak gerçekleşmiştir.
ı) Maliyetler
(1) Yerli üretim dalının ilgili üründe ağırlıklı ortalama birim ticari maliyet endeksi 2002 yılında 100 iken, 2003 ve 2004 yıllarında azalarak sırasıyla 91 ve 90’a gerilemiştir. Ticari maliyetin azalmasında sınaî maliyet, faaliyet gideri ve finansman giderindeki azalmalar etkili olmuştur.
(2) Reliance firması yerli üretim dalının entegre üretim yaparak ham madde olarak PTA ve MEG kullandığını, buradan ara ham madde olan POY’u kendi ürettiğini, POY’un üretim maliyetinin piyasa satış fiyatının üzerinde olması sebebiyle soruşturma konusu ürün maliyetlerini yükselttiğini öne sürmüş, yerli üretim dalının POY’u üretmek yerine piyasadan tedarik etmiş olması halinde maliyetlerin bu seviyede yükselmemiş ve de zararın ortaya çıkmamış olacağını iddia etmiştir.
(3) Firmaların entegre üretim yapma kabiliyetine sahip olmaları ölçeğe göre artan getiri koşullarında maliyetleri düşürmekte ve dolayısıyla entegre üretim yapmayan firmalara göre rekabet avantajı sağlayabilmektedir. Entegre üretim yapan firmaların POY üretim maliyetlerinin POY’un piyasa fiyatından yüksek olması ise geçici bir durum olarak değerlendirilmektedir. Diğer ara girdilerde olduğu gibi POY’un piyasa fiyatı da arz ve talep dengesine göre belirlenmektedir. Başka bir deyişle, dönemsel olarak POY arzının arttığı durumlarda POY’un piyasa fiyatının düşmesi olağandır. Bununla beraber, nihai ürün üretiminde kullanmak üzere ihtiyaç duyduğu hammaddeyi bütünleşik üretim yapısı içinde üreten bir firmanın söz konusu hammaddeyi her zaman dünya fiyatlarından imal etmesi de mümkün olmayabilir. Burada söz konusu olan durum da kural olarak kâr maksimizasyonunu hedefleyen bir firmanın dönemsel fiyat dalgalanmaları nedeniyle oluşan geçici bir maliyet artışına katlanması olarak değerlendirilmektedir.
(4) Buna karşılık, Reliance firması nihai bildirime ilişkin yanıtında bu değerlendirmeye karşı çıkmış, yerli üretim dalının POY üretiminden kaynaklanan maliyet artışlarını ve bu artıştan kaynaklanan zararı poliester tekstürize iplik üretimine yansıttığını öne sürmüştür. Firma ayrıca, Türkiye’de poliester tekstürize iplik üretiminde ihtiyaç duyduğu POY’u üretmeyerek dışarıdan tedarik eden firmaların bulunduğunu ancak bu firmalara şikayette yer verilmediğini belirterek CIRFS tarafından hazırlanan dünya tekstürize iplik üretimine ilişkin maliyet verilerini ve tahminleri içeren 2004 tarihli “World Markets for Textured Yarns to 2010” adlı raporu iddialarına kanıt olarak sunmuştur. Söz konusu raporda Türkiye’de tekstürize iplik üretim maliyetlerinin 2001’den 2003 yılına gelirken önemli oranda arttığı belirtilmektedir.
(5) Yürürlükteki önlemlere ilişkin nihai gözden geçirme soruşturması açılmadan önce söz konusu önlemlerin yürürlükten kalkacağı Resmi Gazete’de yayımlanan bir Tebliğ ile duyurulmuş, bahse konu Tebliğ aracılığıyla olası bir nihai gözden geçirme soruşturmasında taraf olmak isteyen yerli üreticilere bu olanak tanınmıştır. Ancak, başvuruda bulunan ve başvuruyu destekleyen firmalar dışındaki yerli üreticiler tanınan imkanlara rağmen nihai gözden geçirme soruşturması kapsamında işbirliğinde bulunmamışlardır.
(6) Öte yandan, Reliance firmasının nihai bildirime ilişkin yanıtında adını verdiği iki firmadan da incelemeye konu olan poliester tekstürize ipliklere ilişkin üretim, satış ve maliyet bilgileri talep edilmiştir. Yanıt veren tek firmanın maliyet verilerinin incelenmesi sonucunda bu firmanın ihtiyaç duyduğu POY’u piyasadan tedarik etmesine rağmen poliester tekstürize iplikteki birim maliyetlerinin 2004 yılı haricinde, entegre üretim yapan yerli üretim dalından daha fazla olduğu görülmüştür.
(7) Diğer taraftan, yerli üretim dalının üretim maliyetlerine ilişkin birincil kaynak yine yerli üretim dalı tarafından sunulan veriler olacaktır. Nitekim CIRFS’ten “World Markets for Textured Yarns to 2010” adlı rapora ilişkin olarak alınan görüşte, söz konusu rapordaki maliyet verilerinin kendilerince hazırlanmadığı ve Türkiye’ye ilişkin 2003 yılı verilerinin şaşırtıcı derecede yüksek göründüğü belirtilmiş, rapordaki verilerin kısmi ve kusurlu bulunduğu ifade edilmiştir. Rapora ilişkin görüşte ayrıca, yerli üretim dalından temin edilecek maliyet verilerinin daha doğru olacağı ve herhangi bir karar alınırken bu verilerin göz önüne alınması gerektiği de vurgulanmıştır. Bu bağlamda, yerli üretim dalının poliester tekstürize ipliğin birim sınai maliyetine ilişkin sunduğu veriler incelendiğinde 2002 yılında 100 olan endeksin 2003 ve 2004 yıllarında sırasıyla 95 ve 94’e düştüğü gözlenmektedir. Bu çerçevede, poliester tekstürize ipliğin yurtiçi birim fiyatının, birim ticari maliyetlerden nispi olarak daha fazla düşmesinin, yerli üretim dalının kârlılığında görülen gerilemenin temel nedeni olduğu düşünülmektedir.
i) Kârlılık
(1) Yerli üreticinin ilgili üründe ticari maliyetleri dikkate alınarak hesaplanan ürün birim kârlılık endeksi 2002 yılında zarar olması sebebiyle (-)100 olarak kabul edildiğinde, 2002 ve 2003 yılında zararın artması nedeniyle sırasıyla (-)273 ’ve (-)274’e ulaştığı görülmüştür. Birim zararın artmasında, en önemli etkenin % 10 düşen birim maliyetlere rağmen birim fiyatın %20 gibi önemli oranda düşmesi olduğu anlaşılmaktadır.
j) Nakit Akışı
(1) Yerli üretim dalının ilgili ürün satışları ile yarattığı nakit akışı endeksi 2002 yılında 100 iken, bu rakam 2003 ve 2004 yıllarında negatife dönerek sırasıyla (-) 1.220 ve (-) 1.325’e düşmüştür. Nakit akışının bozulmasında, nakit çıkışı gerektirmeyen ürün amortismanında bir miktar artış olduğu da göz önüne alındığında en önemli etkenin ürün birim kârlılığındaki düşüş olduğu değerlendirilmektedir.
k) Özkaynakların Kârlılığı ve Yatırım Hasılatı
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, 2002 yılı itibariyle %2,48 olan özkaynak kârlılığının (Kâr/Özkaynak), 2003 ve 2003 yıllarında azalarak sırasıyla %1,57 ve (-)%1,01’e düştüğü görülmektedir.
(2) Yatırım hasılatı (Kâr/Aktif Toplamı) oranına bakıldığında ise 2002 yılında %0,58 olan oran, 2003 ve 2004 yıllarında sırasıyla %0,71 ve (-) %0,46 olarak gerçekleşmiştir.
l) Büyüme
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, aktif büyüklüğü reel olarak 2002 yılında 100 iken, 2003 ve 2004 yıllarında sırasıyla 102 ve 103 olarak gerçekleşmiştir.
m) Sermaye Artışı
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, 2002 yılında 100 olan öz sermaye endeksi, 2003 ve 2004 yıllarında sırasıyla 196 ve 201 olarak gerçekleşmiştir. Sermaye artışının kaynağı incelendiğinde, yerli üretim dalının bütün faaliyetleri itibariyle elde ettiği kârın katkısının çok sınırlı kaldığı, temel artışın 2003 yılı bilançolarında uygulanmaya başlanan enflasyon muhasebesi nedeniyle yeniden değerlenen sermaye ve varlıklarda oluşan olumlu farktan kaynaklandığı tespit edilmiştir.
n) Yatırımlardaki Artış
(1) Yerli üretim dalının yapmış olduğu tevsi yatırımları 2002 yılında 100 olarak alındığında, 2003 yılında 110 çıkmış, 2004 yılında ise 1’e düşmüştür. Yenileme yatırımları incelendiğinde ise 2002 yılı 100 olarak alındığında, 2003 yılında 1.598’e çıktığı, 2004 yılında ise 22’ye düştüğü görülmektedir. Yatırımların mutlak değerleri incelendiğinde, 2002 yılında tevsi, 2003 yıllında ise önemli miktarda hem tevsi hem de yenileme yatırımı yapıldığı görülmektedir.
Ekonomik göstergelerin değerlendirilmesi