Madde 19 — Jeolojik olaylar ve jeoteknik tehlikeler
MADDE 19 – (1) Bölgedeki sismolojik ve jeolojik koşullar ile önerilen yerin mühendislik jeolojisi özellikleri değerlendirilir, tarihsel ve aletsel kayıtlı depremlere ilişkin bilgiler toplanır ve belgelendirilir.
(2) Bölgesel çalışmalar, incelenecek alanın büyüklüğünün jeolojik ve tektonik yapıya bağlı olarak değişebileceği de dikkate alınarak, en az 150 km yarıçaplı olmak üzere bölgesel ve en az 25 km yarıçaplı olmak üzere yakın bölgesel çalışma olarak iki ayrı düzeyde yapılır. Saha çevresi araştırmaları en az 5 km yarıçaplı alan dahilinde yapılır. Saha araştırmaları tesis merkezli 1 km2’lik alanda yapılır. Toplanan bilgilerin doğrulanması ve sismojenik yapıların belirlenmesinde yetersiz kalınması durumunda sondaj, yarma, paleosismoloji ve sismik kırılma veya yansıma gibi jeofizik saha çalışmaları yapılır. Jeolojik açıdan karmaşık bir yapıya sahip olan ve depremsellik verilerinin yetersiz olduğu bölgelerde, tarihsel ve aletsel verilerin yanısıra mikrodepremleri kaydedebilecek bir sismograf ağı saha civarına yerleştirilir. Bazı fayların mikrodeprem faaliyeti bakımından uzun süre sakin olabileceği dikkate alınarak mikrodepremler en az iki yıl süre ile kaydedilir.
(3) Santral sahası için S1 ve S2 yer hareketi düzeylerini belirlemede etkisi bulunan kendi içinde homojen bir tektonizma ve deprem potansiyeline sahip sismotektonik bölgeler tanımlanır. Depremlere ilişkin potansiyel tehlikelerin belirlenebilmesi için, sismotektonik bölgeleme mümkün olan en kapsamlı bilgilere dayanarak yapılır. Sismotektonik bölgeler arasındaki sınırlar, tektonik yapı, depremsellik, gerilme dağılımı veya Tersiyer ve Holosen zamanlarındaki tektonik tarihçe bakımından büyük ayrıcalıklar gösteren yerler arasından geçirilir. Saha deprem değerlendirmesinde önemi olabilecek tüm aktif yapılar ve bu yapıların neden olabileceği azami deprem değerleri belirlenir.
(4) Bölgenin sismotektonik koşulları, depremselliği, saha jeolojisi ve zemin özellikleri dikkate alınarak S1 ve S2 düzeyleri belirlenir. Santral sahasının içinde bulunduğu sismotektonik bölgede tanımlanan en büyük deprem potansiyelinin doğrudan sahada oluştuğu kabul edilir. Komşu sismotektonik bölgelerdeki maksimum deprem potansiyelinin ise bölge sınırının sahaya en yakın yerinde olduğu kabul edilir. Bu depremlerden sahadaki yer hareketi şiddetini bulmak için uygun azalım ilişkileri kullanılır.
(5) S1 ile ilgili ivme değeri S2’nin en az yarısı olarak alınır. S2 için en az 0.15 g ivme değeri kabul edilir.
Yüzey faylanması