Kurum/Kuruluş Yönetmeliği · 20029

Madde 31 — Temel İDD Yaklaşımında çifte temerrüt etkisinin dikkate alınabilmesi için gereken şartlar (Değişik başlık:RG-23/10/2015-29511) (1)

R.G.: 2014-09-06 / 29111
Madde 31 — Temel İDD Yaklaşımında çifte temerrüt etkisinin dikkate alınabilmesi için gereken şartlar (Değişik başlık:RG-23/10/2015-29511) (1)

MADDE 31 – (1) (Değişik fıkra:RG-23/10/2015-29511) (1)  Kredi Riskine Esas Tutarın İçsel Derecelendirmeye Dayalı Yaklaşımlar ile Hesaplanmasına İlişkin Tebliğin ekinde yer alan EK-1’in Birinci Bölümünün dördüncü fıkrası kapsamında çifte temerrüt etkisinin dikkate alınabilmesi için, bir garanti veya kredi türevinden kaynaklanan kredi korumasının aşağıdaki şartları sağlaması gereklidir.

a) İşleme konu varlığın Kredi Riskine Esas Tutarın İçsel Derecelendirmeye Dayalı Yaklaşımlar ile Hesaplanmasına İlişkin Tebliğin 6 ncı maddesinde belirtilen aşağıdaki alacaklardan biri olması gerekir:

1) Sigorta ve reasürans şirketlerinden olanlar hariç kurumsal alacaklar.

2) Merkezi yönetimlerden alacaklar olarak değerlendirilmeyen, bölgesel ve yerel yönetimlerden alacaklar ile kamu kuruluşlarından alacaklar.

3) Perakende alacak olarak sınıflandırılan KOBİ alacakları.

b) İşleme konu varlığın borçluları ile koruma sağlayan tarafın aynı risk grubuna dahil olmaması gerekir.

c) İşleme konu varlığın aşağıdaki araçlardan biriyle finansal korumaya tâbi tutulması gerekir:

1) Konusu tek bir varlık veya borçlu olan fonlanmamış kredi türevleri veya garantiler.

2) Birinci temerrüt olayına bağlı kredi türevleri.

3) N inci temerrüt olayına bağlı kredi türevleri.

ç) Kredi korumasının ilgisine göre 26, 27, 29 ve 30 uncu maddelerde belirtilen şartlara uygun olması gerekir.

d) Kredi Riskine Esas Tutarın İçsel Derecelendirmeye Dayalı Yaklaşımlar ile Hesaplanmasına İlişkin Tebliğin ekinde yer alan EK-1’in Birinci Bölümünün dördüncü fıkrasındaki uygulama yapılmadan önce, kredi korumasının etkisinin işleme konu varlığa uygulanan risk ağırlığına daha önce yansıtılmamış olması gereklidir.

e) Bankanın, işleme konu varlığın borçlusu hakkında hukuki süreç başlatmak zorunda olmaksızın, ödemeleri koruma satıcısından alma hakkına sahip olması gerekir. Ödeme şartının gerçekleşmesi halinde koruma satıcısının derhal ödeme yapması için gereken tedbirlerin alınması gerekir.

f) Sözleşmede belirtilen ödeme şartının gerçekleşmesi halinde, kredinin finansal koruma sağlanan kısmından kaynaklanacak tüm kayıplarının karşılanması gereklidir.

g) Ödemenin fiziki teslimatı gerektirdiği durumlarda ilgili kredinin, tahvilin veya şarta bağlı borcun teslim edilebilirliği konusunda yasal belirsizliğin bulunmaması gerekir.

ğ) Banka tarafından işleme konu olan dışında farklı bir varlığın teslim edilmesinin istenmesi halinde bu varlığın, teslim yükümlülüğünün yerine getirilmesi için piyasadan satın alınmasına imkan verecek düzeyde likit olması gerekir.

h) Kredi koruma sözleşmesi şartlarının yasal olarak bağlayıcı olduğu, koruma satıcısı ve banka tarafından yazılı olarak teyit edilir.

ı) İşleme konu varlığın borçlusu ile koruma satıcısının kredi değerliliği arasında sistematik risk dışındaki faktörlerden kaynaklanan yüksek korelasyon bulunmaması gerekir. Bankaların, bu hususun tespit edilebilmesi için gerekli süreçlere sahip olması gerekir.

i) Temlik riskine ilişkin bir koruma sağlanması halinde, devralınan alacakların satıcısı ile koruma satıcısının aynı risk grubunda yer almaması gerekir.

(2) Birinci fıkranın (c) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan araçlarla finansal koruma sağlandığı durumlarda Kredi Riskine Esas Tutarın İçsel Derecelendirmeye Dayalı Yaklaşımlar ile Hesaplanmasına İlişkin Tebliğ, Ek-1, Birinci Bölüm, dördüncü fıkranın uygulamasında en düşük risk ağırlıklı tutara sahip varlık dikkate alınmalıdır.

(3) Birinci fıkranın (c) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan araçlarla finansal koruma sağlandığı durumlarda, n inci temerrüt olayına bağlı kredi korumasının dikkate alınabilir olması için; (n–1) inci temerrüt olayına bağlı kredi korumasının mevcudiyeti veya (n–1) adet temerrüt olayının gerçekleşmesi gereklidir. Bu durumda, Kredi Riskine Esas Tutarın İçsel Derecelendirmeye Dayalı Yaklaşımlar ile Hesaplanmasına İlişkin Tebliğ, Ek-1, Birinci Bölümü, dördüncü fıkranın uygulamasında en düşük risk ağırlıklı tutara sahip varlık dikkate alınmalıdır.

Bu web sitesi Logos Teknolojik Yatırımlar tarafından oluşturulmuştur.