Madde 23 — Türkiye pazarının önemi ve talebi etkileyen unsurlar
MADDE 23 – (1) Soruşturmaya konu ürün hem hazır giyim üreticileri için hem de tekstil işletmelerinin ikincil aşamaları için girdi niteliği taşımaktadır. Türkiye coğrafi yakınlığı ve kurmuş olduğu Gümrük Birliği ile Avrupa Birliği (AB)’nin en önemli tedarikçilerinden biri olup makine parkı ve yatırımları ile tekstil ve hazır giyimde dünyadaki önemli ülkelerden biri konumundadır. Bunun dışında da Rusya gibi diğer komşu ülke pazarlarında da özellikle hazır giyimde ciddi pazar payına sahip bulunmaktadır. Türkiye pazarının canlı talep koşulları soruşturmaya konu ürünün yurt dışındaki tedarikçileri için Türkiye’nin önemini arttırmaktadır. Ayrıca, soruşturmaya konu ülkelerdeki üretici/ihracatçıların, üretimlerinin büyük çoğunluğunu ihraç etmek üzere yapılandıkları değerlendirildiğinde zorlaşan uluslararası rekabetin koşulları ve küresel krizin de etkisiyle daralan yurt dışı pazar payları bu ülkelerdeki üreticileri fırsatları takip etmeye ve değerlendirmeye yöneltmiştir. Bu nedenle, AB pazarına yakınlığı ve önemli bir tekstil tedarikçisi olması nedeniyle Türkiye pazarının oldukça önemli olduğu, Türkiye pazarının rekabet şartlarının, dağıtım ve pazarlama kanallarının üretici/ihracatçılar tarafından iyi bilinmesinin Türkiye’yi bu üretici/ihracatçılar için daha da cazip kıldığı değerlendirilmektedir.
(2) Ayrıca soruşturma konusu ülkelerin üretici-ihracatçılarının Türkiye dışındaki herhangi bir önlemin söz konusu olmadığı ülkelere yapmış olduğu ihracatın birim fiyatları incelendiğinde, önlemin yürürlükten kalması halinde fiyatlarını düşürerek ihracat yapma potansiyellerinin yüksek olduğu görülmektedir. Mevcut kapasite fazlalığı sorununa dış piyasalarda oluşan fiyat rekabeti de eklendiğinde önlemin kalkması durumunda soruşturma konusu ülkelerin üretici-ihracatçılarının Türkiye’ye dampingli fiyatlardan mal ihracatını artırması muhtemel görünmektedir.
(3) Diğer taraftan özellikle Güney Kore’nin hem Türkiye hem AB ile olan STA’ları da Güney Kore’ye dünyadaki diğer tedarikçilere göre önemli bir rekabet avantajı sağlamakta, bu durum da Türkiye pazarının önemini Güney Kore için daha da artırmaktadır.
(4) Yerli üretim dalı yeterli deneyim ve üretim yapısına sahip olup yeterli kalitede ürün üretebilmektedir. Ayrıca, ithalatçı firmalardan gelen cevaplardan anlaşıldığı üzere talebi etkileyen ana unsurun rekabet avantajı elde etmek amacıyla öncelikli olarak fiyat daha sonra da kalite ve teknik özellikler olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Yerli üreticinin yurt dışı ihracatçı firmalarla benzer bir teknolojiyi kullanarak benzer kalitede ve teknik özellikte ürün üretebildiği değerlendirildiğinde ithal ürün ile yerli ürün arasındaki talebi etkileyen temel unsur fiyat olarak ortaya çıkmaktadır. Dampingli ithalatın fiyatlarını etkileyen ana unsur ise hammadde fiyatları ve artan rekabet ortamıdır. İhracatçı firmaların ihracat verileri incelendiğinde ÇHC hariç soruşturma konusu ülkelerin ihracatlarının gerilediği veya yıllar itibariyle paralel bir seyir izlediği göze çarpmaktadır. Son yıllarda bu ülkelerin kapasite yatırımları da göz önüne alındığında, toplam ihracatlarındaki azalma ile birlikte kapasite kullanım oranlarını etkin bir seviyede tutma sorunuyla karşılaşması nedeniyle, bu ülkelerin pazar paylarını arttırabilmek ve mevcut pazar paylarını koruyabilmek adına fiyatlarını arttırma kabiliyetinin zayıflayacağı, mevcut kapasite fazlalığı sorununa dış piyasalarda oluşan fiyat rekabeti de eklendiğinde bu koşulların bu ülkeler menşeli üreticileri dampingli ihracat yapmaya yönelteceği değerlendirilmektedir. Diğer taraftan soruşturma konusu ülkelerin üretici-ihracatçılarının Türkiye dışındaki herhangi bir önlemin söz konusu olmadığı ülkelere yapmış olduğu ihracatın birim fiyatları incelendiğinde, önlemin yürürlükten kalkması halinde fiyatlarını önemli ölçüde düşürerek ihracat yapma potansiyellerinin olduğu görülmektedir.
Değerlendirme