Madde 9 — Esas soruşturmada tespit edilen damping marjlarının büyüklüğü
MADDE 9 – (1) Esas soruşturma esnasında tespit edilen damping marjları, firmaların önlemin yürürlükten kalkması halindeki muhtemel davranışlarını yansıtacak önemli bir gösterge olduğundan dikkate alınmıştır. Buna göre, esas soruşturma sırasında ÇHC’de yerleşik üretici-ihracatçı firmalar için tespit edilen damping marjları %15,48-%25,92 arasında değişen oranlarda; Endonezya için %3,45-%12,22 arasında değişen oranlarda; Malezya için ise %15,4 oranında tespit edilmiştir.
(2) Recron firması nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde, esas soruşturma esnasında Malezya için ülke geneli damping marjı hesaplandığını; o zamanki ihracatçı Hualon firmasının esas soruşturma kapsamındaki soruşturma döneminde Türkiye’ye ihracatının bulunmaması nedeniyle, söz konusu firma için ayrı marj hesaplanmadığını, daha sonra isim değişikliği taleplerinin olduğunu, ancak isim değişikliğini gösteren herhangi bir belgenin mevcut olmadığı belirtilerek talebin kabul edilmediğini, bu soruşturmada ise yeni ihracatçı olarak soru formuna cevap verdiklerini ve kendileri için yeni bir damping marjı hesaplanması gerektiğini iddia etmiştir. Recron firmasının Türkiye’ye ihracat yapmaya başladığından bu yana yeni ihracatçı soruşturması için başvuruda bulunmadığı, bu nihai gözden geçirme soruşturmasında yeni damping marjları hesaplanmadığından söz konusu firma için de hesaplanmadığı, ancak yeni ihracatçı soruşturması için başvuruda bulunabileceği değerlendirilmiştir.
(3) Malezya Sanayi ve Ticaret Bakanlığının nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde, Malezya’da mukim Recron firmasının yeni ihracatçı için hesaplanacak damping marjı için gerekli tüm bilgi ve belgeleri teslim etmesine rağmen söz konusu firma için yeni marj hesaplanmadığını ve incelemede en iyi verilerin kullanılması yoluna gidildiğini belirtmiştir. Tamamlanmış olan soruşturma bir NGGS olması nedeniyle, otoritenin damping marjı hesaplama zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle, yeni bir damping marjı hesaplanmadığından en iyi verilerin kullanılması kuralına da başvurulmamıştır. Diğer taraftan, esas soruşturmada Türkiye’ye ihracatı bulunmayan firmaların yeni ihracatçı soruşturması açılması için başvuruda bulunmaları gerekmektedir.
(4) Fujian Billion, Jangsu Hengli ve Mutu Gading Textile firmaları nihai bildirim raporuna verdikleri görüşlerde, damping marjlarının hesaplandığı esas soruşturma zamanı ile tamamlanan NGGS arasında geçen zamanda poliester ipliklerin hammaddesi olan teraftalik asit (PTA) ve monoetilen glikol (MEG) fiyatlarında ve yurtiçi pazar koşullarında önemli değişiklikler olduğunu ve bu nedenle damping marjlarının ve buna bağlı olarak zarar koşullarının aynı kalmadığını, bu nedenle damping marjlarının yeniden hesaplanması ve illiyet bağının yeniden kurulması gerektiğini belirtmişlerdir. Ancak, tamamlanan söz konusu soruşturmada damping marjı hesaplanmamakta olup, önlemlerin yürürlükten kalkması durumunda dampingin ve buna bağlı olarak zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali incelenmiştir.
(5) Mutu Gading Tekstil ve Recron firmaları nihai bildirim raporuna verdikleri görüşlerde ise, poliester ipliklerin girdisi olan polietilen tereftalat (PET) cips fiyatlarının, damping marjlarının hesaplandığı 2008 yılına göre, önemli ölçüde düşüş gösterdiğini, bu nedenle üretim maliyetinin düştüğünü ve kamu yararının gözetilmesi ve daha düşük önlem kuralının uygulanması adına marjların yeniden hesaplanması gerektiğini iddia etmişlerdir. Ancak, yukarıda da belirtildiği üzere söz konusu soruşturma kapsamında damping marjı hesaplanmamış olup, yürürlükte bulunan önlemlerin kaldırılması durumunda dampingin ve zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı incelenmiştir.
(6) PT Polyfin Canggih firması nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde, soruşturmanın objektif kriterlere dayandırılarak yürütülmesi gerektiğini ve bu kapsamda yeni damping marjları hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, daha önce de belirtildiği üzere, söz konusu soruşturmada yürürlükte bulunan önlemlerin kaldırılması durumunda dampingin ve buna bağlı olarak zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı incelenmiştir. Öte yandan, Endonezya Hükümeti ve söz konusu firma, önlemin yürürlükte olduğu beş yıl boyunca koşullarda değişiklik olduğunu, Türkiye’ye satış eğilimlerinin, asgari ücret seviyelerinin, hammadde maliyeti ve satış giderleri gibi ürün maliyetini belirleyen unsurların değiştiğini, bu nedenle de yeni bir damping marjının hesaplanması gerektiğini belirtmişlerdir. Öncellikle, ilgili tarafların koşulların değiştiğini belgelendirerek bir ara gözden geçirme soruşturması için başvurmaları mümkündür. Ancak söz konusu soruşturma bir NGGS olduğundan, yukarıda da belirtildiği üzere, incelemeler bu çerçevede yapılmıştır.
(7) Endonezya Hükümeti ve Sulindafin firmasının nihai bildirime verdiği görüşlerde, soruşturmacı otoritenin NGGS’lerde yeni damping marjı hesaplaması zorunluluğu bulunmadığını, ancak damping marjlarının dampingin devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali incelemesinde göz önünde bulundurulacaksa hesaplanması gerektiğini belirtmişlerdir. Ancak dampingin devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali, esas soruşturma esnasında hesaplanan damping marjlarının yanı sıra, önleme konu ülkelerdeki üretim kapasitesi, dünyaya ve Türkiye’ye ihracat kapasiteleri, ihraç fiyatları ile Türkiye pazarındaki konumları incelenerek değerlendirilmiştir.
(8) Öte yandan, Sulindafin firması yürürlükte bulunan önlemlerin hesaplanan damping marjından daha az olması gerektiğini, otoritenin yeni damping marjı hesaplamaması durumunda ise yürürlükte kalan önlemin yeni damping marjından yüksek olma riski taşıdığını ve dolayısıyla Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Anti-Damping Anlaşması (ADA)’na ve mevzuat hükümlerine aykırı hareket edilmiş olunabileceğini iddia etmiştir. Ancak, NGGS soruşturmalarında otoritenin damping marjı hesaplama yükümlülüğü bulunmadığından DTÖ ADA ve mevzuata aykırı bir durumun söz konusu olmayacağı değerlendirilmiştir.
Genel açıklamalar