Madde 17 — Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi
MADDE 17 – (1) YÜD’den temin edilen veriler ışığında 2010-2013 dönemi için yapılan incelemede, YÜD’nin üretim ve yurtiçi satışlarında önlemin yürürlükte olmasına rağmen bozulmalar yaşandığı ve söz konusu dönemde YÜD’nin pazar payı kaybettiği anlaşılmıştır. Öte yandan, YÜD’nin sınai ve ticari maliyetlerindeki artışların son yılda yurtiçi satış fiyatlarına yansıtılamadığı ve fiyatlarının olması gereken seviyede belirlenemediğinden satış kârlılığında özellikle 2013 yılının Ocak-Eylül döneminde önemli bozulmalar yaşandığı ve nakit akışının olumsuz etkilendiği belirlenmiştir. Diğer taraftan, 2010-2012 yılları arasında dönem sonu stoklarda önemli artış yaşandığı, 2013 yılının Ocak-Eylül döneminde ise bu yükselmenin göreceli olarak azaldığı, ancak bunun benimsenen düşük üretim seviyesi politikasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Ürün istihdamında incelenen dönemde dalgalanma yaşanırken üretimdeki azalma ile verimliliğin önemli ölçüde bozulmadığı belirlenmiştir.
(2) Soruşturmaya konu ürünün YÜD’nin faaliyet alanının büyük bölümünü oluşturması nedeniyle tüm faaliyetlere ilişkin göstergeler de önleme konu ürünün YÜD’deki durumuna ilişkin dikkate alınmıştır. Bu kapsamda, net satışların azaldığı, faaliyet karındaki düşüşün önemli seviyede olmamasına karşın net dönem karının önemli ölçüde düştüğü, direkt işçi sayılarının düştüğü, yatırımların geri dönüşü oranında önemli düşüş olduğu, ancak darboğazları gidermek ve verimliliği artırmak amacıyla yatırımların devam ettiği belirlenmiştir. Bu bilgiler ışığında YÜD’nin ekonomik göstergelerinde kırılgan yapının devam ettiği değerlendirilmiştir.
(3) Asia Pacific Fibers, Fujian Billion, Jiangsu Hengli, Mutu Gading Tekxtile, Recron ve Sulindafin firmaları nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde, YÜD’nin ekonomik göstergelerinde 2013 yılına kadar bozulma yaşandığı, ancak 2013 yılında düzelme gösterdiğinden bir zararın söz konusu olmadığını iddia etmişlerdir. Öte yandan, 2013 yılındaki yüksek finansman maliyetinin zarara sebep olan önemli unsur olduğunu ve bunun incelenmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Söz konusu soruşturma kapsamında damping önlemlerinin halihazırda yürürlükte olmasından ötürü yapılan zarar incelemesinde zararın varlığından ziyade zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali incelenmiştir. Bu çerçevede YÜD’nin ekonomik göstergelerinde kırılgan yapının devam ettiği, bu nedenle yürürlükte bulunan önlemlerin kaldırılması durumunda zararın devamının veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmiştir. Öte yandan, esas soruşturmada önlemlerin yürürlüğe konulmasının amacının YÜD’nin dampingli ithalattan kaynaklanan zararını telafi etmek olduğundan, önlemler yürürlüğe konulduktan sonra YÜD’nin finansman yüküne katlanıp yatırımlarını artırma stratejisine gitmesinin beklenen bir durum olduğu değerlendirilmiştir.
(4) Öte yandan, aynı firmalar nihai bildirim raporuna verdikleri görüşlerde, zarar inceleme döneminin 4 yıl alınmasının anlaşılmadığını, incelemenin 2011 yılında başlaması durumunda zarar ortaya çıkmayacağından söz konusu dönemin kasıtlı olarak seçildiğini iddia etmişlerdir. Ancak, bu Tebliğin 13 üncü maddesinde de belirtildiği üzere, zarar inceleme dönemi belirlenirken objektif ve sağlıklı değerlendirmeyi mümkün kılmak amacıyla soruşturmanın açıldığı tarihte mümkün olan en yakın tarihli veriler esas alınmakta olup, yakın tarihli dönem bir tam yılı kapsamaması durumunda ise, geriye dönük en az 3 tam yılın incelemeye dahil edilmesi gerekmektedir.
(5) PT Polyfin Canggih firması da nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde, değerlendirmelerin tarafsız yapılması ve delillere dayandırılması gerektiği, halihazırda YÜD’de bir maddi zararın mevcut olmadığı ve önlemlerin yürürlükten kalkması durumunda devamının veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olmadığını belirtmiştir. Ancak, zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali değerlendirmelerinde YÜD’deki zarar incelemesi, ithalatın seyri, önleme konu ülkelerin üretim ve ihracat kapasiteleri, Türkiye ve ihracatçı ülke pazarlarının durumu gibi unsurlardan yalnız bir tanesi olup, tüm değerlendirmeler objektif ve delillere dayandırılarak yapılmaktadır.
(6) Endonezya Hükümeti, Sulindafin firması ve İHKİB’in nihai bildirim raporuna verdikleri görüşlerde, YÜD’nin incelenen dönemde yurtiçi ve yurtdışı satış miktar ve değerinde potansiyel bir düşüş olmadığını, kapasite kullanım oranının yüksek seyrettiğini, karlılıktaki düşüşün dampingli ithalat dışı diğer unsurlardan kaynaklandığını iddia etmişlerdir. Ancak daha önce de belirtildiği üzere, YÜD’nin zarar göstergeleri zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali incelemesinde yalnız bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Öte yandan, Altıncı Bölümde diğer unsurların etkisi de incelenmiş olup, dampingli ithalatın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali dışında diğer bilinen unsurlardan herhangi birinin YÜD’de zararın devam etmesi veya yeniden meydana gelmesi üzerinde önemli olumsuz etkiye neden olup olmadığı değerlendirilmiştir.