Madde 14 — Yurtiçi tüketim ve pazar payları
MADDE 14 – (1) Önlem konusu ithalatın nispi olarak değişimini görebilmek için, söz konusu ithalatın toplam Türkiye benzer ürün tüketimi içindeki payı incelenmiştir. Bu bağlamda, YÜD’nin yurt içi satış miktarı ile diğer üreticilerin satış miktarları ve genel ithalat miktarı toplanarak ilgili yılda Türkiye benzer ürün tüketimi elde edilmiştir. Karşılaştırmanın sağlıklı yapılabilmesini teminen 2013 yılı için veriler yıllıklandırılmıştır.
(2) Buna göre, Türkiye benzer mal tüketimi endeks olarak 2010-2013 döneminde 2010 yılı 100 olarak alındığında takip eden yıllarda sırasıyla 108, 126 ve 125 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde ÇHC’nin pazar payı endeksi 2010 yılı 100 olarak alındığında takip eden yıllarda sırasıyla 110, 135 ve 123 olarak gerçekleşirken, Endonezya’nın pazar payı 2010 yılı 100 olarak alındığında takip eden yıllarda sırasıyla 122, 108 ve 87, Malezya’nın pazar payı ise 2010 yılı 100 olarak alındığında takip eden yıllarda sırasıyla 103, 85 ve 118 olarak gerçekleşmiştir. Üçüncü ülkelerin pazar payı ise 2010 yılında 100 alındığında takip eden yıllarda sırasıyla 103, 131 ve 139 olarak gerçekleşmiştir. YÜD’nin pazar payı ise aynı dönemde 2010 yılı 100 olarak alındığında takip eden yıllarda sırasıyla 85, 58 ve 77 olarak gerçekleşmiştir.
(3) Yürütülen soruşturma esnasında önleme konu ürünün ithalatçılarına gönderilen soru formlarında yurtiçi tüketime ilişkin alınan yanıtlar değerlendirilmiştir. Bu çerçevede önlem konusu ülkelerden yapılan poliester tekstüre iplik ithalatının temel nedeninin düşük fiyat olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan alınan yanıtlarda, halı üretiminde kullanılan ipliklerin YÜD tarafından üretilmediği ve renk seçeneklerinin YÜD’de geniş olmadığı iddia edilmiştir. Ancak YÜD nezdinde yapılan yerinde inceleme esnasında halı üretimi için uygun ipliklerin üretildiği ve renk seçeneklerinin oldukça geniş olduğu değerlendirilmiştir.
(4) Asia Pacific Fibers Firması nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde, YÜD’nin Türkiye talebini karşılayacak kapasiteye sahip olmadığını, önlemin yürürlükte olduğu yıllarda genişleme yatırımlarına gitmediğini, bu nedenle ancak düşük oranda önlemlerin yürürlükte olması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, esas soruşturma esnasında, soruşturmaya konu ürünün bir girdi niteliği taşıması nedeniyle, zaten işbirliğinde bulunan firmalar için hesaplanan damping marjlarına kıyasla daha düşük önlem kuralı işletilerek YÜD’deki zararı giderecek seviyede düşük önlemler yürürlüğe konmuştur. Bu soruşturmada ise söz konusu önlemlerin kaldırılması durumunda oluşacak koşullar değerlendirildiğinden yeni önlem düzeyi belirlenmemiştir.
(5) Mutu Gading Textile firması, Türkiye pazarına özellikli ürün sattıklarını, bunların büyük ölçüde yüksek kalitede üretilen halı ve seccadelerde, özellikli ev tekstili ve bayan giyimlerinde kullanıldığını, YÜD tarafından üretilen veya Endonezya’dan ithal edilen diğer ipliklerle karıştırılmaması gerektiğini ve bu nedenle önlem dışında tutulması gerektiğini belirtmiştir. Benzer iddiada Endonezya Hükümeti de bulunmuş, Endonezya’dan özellikli ürün ithalatı yapıldığını ve söz konusu ithalatın YÜD’de zarara neden olmadığını belirtmiştir. Ancak yürütülen söz konusu soruşturmada, esas soruşturma esnasında belirlenen benzer ürün tanımını değiştirecek bir bulguya rastlanmadığından firmanın söz konusu talebinin olumlu değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.
(6) Recron firması ise, Malezya’dan yapılan ithalatın 2010 yılından bu yana durağan olduğunu, yine 2010 yılından itibaren Malezya’dan yapılan ithalatın toplam ithalat içi payının gittikçe azaldığını ve yurtiçi pazar payının oldukça düşük olması nedeniyle yerli üretim dalında zarara neden olmadığını belirtmiştir. Ancak söz konusu soruşturmada, önlemlerin kaldırılması durumunda dampingin ve buna bağlı olarak zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı incelendiğinden, halihazırda önleme konu ülkelerin toplam ithalat içi payları ile yurtiçi pazar paylarının düşük seviyede olması, önlemlerin kalkması durumunda zararın devam etmeyeceği veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olmadığı yönünde bir gösterge niteliği taşımadığı değerlendirilmiştir.
Fiyat kırılması ve baskısı