Madde 26 — Diğer hususlar
MADDE 26 – (1) Nihai bildirim sonrasında ithalatçı firmalardan alınan yanıtlarda ve düzenlenen kamu dinleme toplantısında YÜD’ün Türkiye üretiminin %82’sini gerçekleştirmesinin piyasada rekabetçi şartların oluşmadığını gösterdiği öne sürülmüştür. İthalatçı firmalar tarafından soruşturma konusu ürünün tek bir firmaya bağlı yurt içi üretiminin piyasa fiyatlarının serbestçe oluşmasına engel olduğu ve YÜD’ün piyasadaki fiyatları belirlediği savunulmuştur. İthalatçılar tarafından ayrıca, ilgili üründe tek büyük üretici olmasının ürün tedarikinde ve terminde sıkıntı yarattığı öne sürülmüştür.
(2) YÜD soruşturma konusu üründe termin sıkıntısı yaşandığı iddiasını reddetmiştir. Soruşturma konusu ülkelerden bahse konu ürünün sipariş aşamasından itibaren tedariki için geçen süre ile YÜD’ün müşterilerine vadettiği tedarik süresinin farklı olamayacağı, birçok üründe stoktan satışın da mümkün olduğu ifade edilmiştir. YÜD’ün üretim tesislerinde gerçekleştirilen yerinde doğrulama çalışmaları sırasında da ürün stoklarının varlığı teyit edilmiştir.
(3) YÜD’ün Türkiye’deki tek büyük üretici olması nedeniyle piyasada hakim konumda olduğu ve fiyat belirleyici durumunda olduğu iddiasına ilişkin ithalatçılar tarafından müspet bir kanıt ortaya konulamamıştır. Öte yandan YÜD’ün ekonomik verileri, soruşturma döneminde üretim miktarı, yurt içi satış fiyatlarının ve satılan ürün tiplerinin durumu incelendiğinde bu iddianın müspet bir temele dayanmadığı anlaşılmaktadır. Halihazırda yürürlükte bulunan herhangi bir önlem olmadığı ve ithalatın pek çok kaynaktan rahatlıkla gerçekleştirilebildiği de dikkate alındığında YÜD’ün piyasada fiyatları belirleme kabiliyetinin olmadığı anlaşılmaktadır. Toplam ithalatın piyasadaki ağırlığı ve soruşturma konusu ürünün ithalatında geçerli olan gümrük vergilerinin seviyesi düşünüldüğünde piyasada serbest rekabeti önleyecek bir yapının mevcut olmadığı düşünülmektedir.
(4) İthalatçılar bir yandan YÜD’ün piyasada fiyatları belirleme gücüne sahip olduğunu savunurken bir yandan da soruşturma konusu ürünün Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden dahi YÜD’ün fiyatlarından daha ucuza tedarik edilebildiğini savunmuşlardır. Bu iddiaların kendi içinde tutarsız olduğu ve YÜD’ün ekonomik verilerine bakılarak doğruluklarının teyit edilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Buna karşın ithalat istatistikleri ülke bazında incelenmiş ve AB üyesi ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın birim fiyatlarının gerek YÜD’ün ortalama yurt içi satış fiyatlarının gerekse de soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın birim fiyatlarının önemli ölçüde üzerinde olduğu görülmüştür. Ayrıca, AB ülkelerinden gerçekleştirilen ithalatın gümrük vergisinden muaf olduğu da dikkate alındığında söz konusu ürün piyasasında serbest rekabet şartlarının YÜD tarafından bozulduğu iddiasının da mesnetsiz olduğu düşünülmektedir.
(5) Gerek ithalatçılar gerekse işbirliğinde bulunan üretici/ihracatçı firmalar tarafından YÜD’ün kârlılığının devam ettiği belirtilerek bu durumun zararın oluşmadığını gösterdiği öne sürülmüştür. Daha önce ifade edildiği gibi YÜD’ün üretim ve yurt içi satış miktarları gerilerken birim kârlılığı artmıştır. Ancak bunun dampingli ithalatın neden olduğu piyasa koşulları nedeniyle YÜD’ün daha nitelikli ürünlere yönelmek zorunda kalmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Nitekim YÜD’ün üretim ve yurt içi satış miktarı ile KKO önemli ölçüde gerilerken toplam satışları içinde özel nitelikli ürünlerin payı artmış bu durum da birim kârlılıkta artış olarak ekonomik göstergelere yansımıştır. Buna karşılık, artan birim kârlılığa rağmen düşen satış hacmi nedeniyle toplam kârlılıkta ciddi bir gerileme olduğu görülmektedir.
(6) Nihai bildirim sonrasında bazı ithalatçılar YÜD’ün yatırımlarına devam ettiğini ve bu durumun YÜD’ün yatırım yapma kapasitesinin sürdüğüne işaret ettiğini savunurken bazı ithalatçılar ise yapılan yatırımın yetersiz olduğunu ve YÜD’ün bu nedenle zarar ettiğini öne sürmüştür. Öncelikle yatırımlara ilişkin olarak öne sürülen bu iddiaların tutarlılık arz etmediği düşünülmektedir. Soruşturma döneminde kurulu kapasitesinin yaklaşık yarısını kullanamaz durumda olduğu için üretimde ekonomik ölçeğe ulaşamayan YÜD’ün atıl kapasitesini artıracak yeni bir yatırıma yönelmediği anlaşılmaktadır. Nitekim yapılan yatırımların da düşük üretim hacmi gerektiren özel nitelikli iplik üretimine yönelik olduğu gerek yerinde doğrulama çalışmaları sırasında gerekse de YÜD tarafından sunulan bilgiler ile teyit edilmiştir.
(7) Öte yandan, dampinge karşı önlemlerin amacı, soruşturma konusu ürünün sadece yerli üreticilerce iç piyasaya tedarik edilmesini sağlamak veya ithalatı tamamen engellemek değildir. Dampinge karşı önlemler, yerli üreticilerin dampingli ithalattan kaynaklanan haksız rekabet koşullarından zarar görmelerini engellemeyi amaçlamaktadır.