Madde 7 — Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün
MADDE 7 – (1) Soruşturma konusu ürün, 5509.52, 5509.61, 5509.91 ve 5510.20 6’lı gümrük tarife alt pozisyonları hariç 55.08, 55.09, 55.10, 55.11 gümrük tarife pozisyonlarında sınıflandırılan "sentetik ve suni devamsız liflerden iplikler" (kesik elyaf ipliği)’dir.
(2) Soruşturma konusu ürün, %100 sentetik veya suni devamsız elyafın veya bunların birbirleriyle veya doğal elyaflarla muhtelif oranlarda karışımlarının eğrilmesiyle elde edilen ve ağırlığını sentetik veya suni elyafın oluşturduğu ipliklerdir. Ürün, kesim uzunluğu, numara, parlaklık, erime ısısı ve kalite gibi faktörlere bağlı olarak çeşitlilik göstermekle beraber üretim sürecinde yapılan ayarlamalarla bu çeşitliliği gerçekleştirmek mümkündür.
(3) Söz konusu ürün, genel olarak kumaş, halı, döşeme/kaplama ve hazır giyim imalatlarında kullanılmaktadır.
(4) Bazı dikiş ipliği ithalatçıları, Türkiye'de dikiş ipliği üretiminin talebi karşılamaya yetersiz olduğu ve bazı tiplerin üretiminin bulunmadığı iddiasıyla dikiş ipliklerinin soruşturma kapsamı dışına çıkarılmasını talep etmişlerdir. Buna mukabil, bazı yerli üreticilerden alınan yazılarda, bu firmaların dikiş ipliği üretimi gerçekleştirdiklerini ve farklı tipleri üretme kapasitesine ve kabiliyetine haiz olduklarını beyan etmiş ve dampingli ithalattan şikâyetçi olduklarını dile getirerek dikiş ipliklerinin de temel fiziksel özellikleri bakımından aynı grupta değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, söz konusu ürünlerin soruşturma kapsamında bulunmasının gerekli olduğunu belirtmişlerdir.
(5) Bazı ithalatçılar tarafından yerli üretim dalının yüksek denyeli elyaflarda (50/1,60/1 gibi), bazı hammaddelerden ve karışımlardan elyaflarda (bambu, spandex gibi) üretiminin bulunmadığı ile bazı üretim tekniklerinin (siro ve core spun gibi) yerli üretimce kullanılamadığı ya da üretim teknolojisi bulunmadığı ve yerli firmaların kapasitelerinin yetersiz olduğu iddia edilmiştir. Yürürlükteki mevzuat uyarınca yerli üretim dalının soruşturma konusu ürünün tüm tiplerini üretmek gibi bir zorunluluğu bulunmamakla birlikte, alınan yazılarda yerli üretim dalının farklı tip ve karışımlarda soruşturma konusu ürünlerde üretimlerinin ve üretme kabiliyetlerinin bulunduğu ve ithal ürünlerle rekabet edilebilmesi halinde tüm ürün tiplerinde ve tekniklerinde üretim yapabilecek teknoloji ve kapasiteyi haiz oldukları ifade edilmiştir. Bu durum yerli üretim dalı nezdinde gerçekleştirilen yerinde doğrulamalar sırasında da tespit edilmiştir.
(6) Yine, benzer şekilde nihai bildirim sonrasında soruşturma konusu ürünün bazı kullanıcı ve ithalatçıları ürünün tanımının geniş olduğu, karışım (melanj) ve %100 polyester iplikler gibi bazı tiplerin üretilmediği yönünde iddialarda bulunmuşlardır. Yürürlükteki mevzuat uyarınca yerli üretim dalının soruşturma konusu ürünün tüm tiplerini üretmek gibi bir zorunluluğu bulunmamakla birlikte yerli üretim dalı tarafından bu tiplerin üretiminin yapılmakta olduğu ve hangi firmaların bu üretimi yapabildiği belirtilmiştir. Ürün tanımının geniş olduğu ve bunun damping hesaplamalarında etkisi olacağı yönündeki iddialar ise damping marjı hesaplamaları tip bazında yapıldığından dikkate alınmamıştır.
(7) Nihai bildirim sonrasında soruşturma konusu ürünün kullanıcıları tarafından yerli üretim dalından düşük miktarlı mal temininde ve teslimat sürelerinde sıkıntılar yaşandığı ifade edilmiştir. Bu kapsamda yerli üretim dalı tarafından yapılan değerlendirmelerde malın tüm çeşit ve tiplerinde üretim yapılabildiği, teslimat sürelerinin ise soruşturma konusu ülkelerden daha uzun olmayacağı ifade edilmiş, stoklama maliyetleri ve sürelere ilişkin dengelemenin ithalatçı ve aracılar tarafından sağlanabileceği belirtilmiştir.
(8) Yönetmeliğin 4 üncü maddesi hükümleri çerçevesinde yapılan incelemeler neticesinde, soruşturmaya konu ülkelerden ithal edilen iplikler ile yerli üretim dalı tarafından üretilen ipliklerin; teknik ve fiziki özellikleri, çeşitleri, dağıtım kanalları, kullanım alanları, kullanıcıların ürünü algılaması ve birbirini ikame edebilmeleri açısından benzer özelliklere sahip oldukları ve soruşturmaya konu ülkelerden ithal edilen ürünlerin yerli üretim dalının ürünleriyle doğrudan rekabet içinde olduğu, bu nedenle de benzer ürün olarak kabul edilebileceği değerlendirilmiştir.