Madde 28 — Ekonomik göstergelerin değerlendirilmesi
MADDE 28 – (1) Yerli üretim dalının yukarıda açıklanan ekonomik göstergeleri, firmanın dampingli ithalattan kaynaklanan olumsuzluklarla karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Firmanın üretim kapasitesinin büyük kısmını kullanamadığı, yurt içi satışlarında dampingli ithalattan kaynaklanan fiyat baskısı nedeniyle maliyetlerini karşılayamayacak düzeyde bir fiyatlandırma politikası izlemek zorunda kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durum kârlılıktaki olumsuz tabloyu ve bu nedenle oluşan bilanço olumsuzluklarını da açıklamaktadır. Bununla beraber, firmanın bilanço verilerinin daha kapsamlı bir analizi de yapılarak zarara neden olabilecek diğer unsurların etkileri tespit edilmeye çalışılmıştır.
(2) Yerli üreticinin bilanço verileri incelendiğinde aktif büyüklükte meydana gelen değişim dikkate çarpmaktadır. Firmanın bilanço verileri sadece üretim faaliyetini değil aynı zamanda ticari faaliyetleri de kapsadığından yukarıda verilen konsolide rakamlar yerine bilanço verileri ayrıştırılarak üretime ilişkin firma aktiflerinin gelişimi incelenmiştir. Buna göre, firmanın üretime ilişkin aktifleri içerisinde dönen varlıkların oranının yükseldiği gözlenmiştir.
(3) Normal şartlar altında, firmaların daha likit olan dönen varlıklarının toplam varlıkları içerisindeki payının artması olumlu bir gösterge olarak yorumlanabilmektedir. Bununla beraber yerli üreticinin bilanço verileri incelendiğinde dönen varlıklar içerisinde stokların oranının ciddi düzeyde olduğu ve 2008-2011 döneminde de artış gösterdiği görülmektedir. Diğer bir ifade ile dönen varlıklarda stok tutarında dampingli ithalat nedeniyle görülen artış firmanın yeterli satış hacmine ulaşamadığının göstergesi niteliğindedir. 2008-2011 döneminde stokların dönen varlıklar içerisindeki payının artması firmanın dönen varlıklarının likidite kaybına uğradığını da göstermektedir.
(4) Öte yandan, firmanın dönen varlıkları daha az likit hale gelirken kısa vadeli yükümlülüklerinin de arttığı görülmektedir. Diğer bir ifadeyle yerli üretim dalı finansman kaynağı olarak daha fazla kısa vadeli kaynak kullanmak zorunda kalmıştır.
(5) Yerli üretim dalının bilanço kalemleri incelendiğinde dikkat çeken bir diğer unsur da özsermayede görülen erimedir. Bu duruma eşzamanlı olarak kısa vadeli kaynak kullanımının artması işletme faaliyetlerinin fonlanmasında artan oranda yabancı kaynağa başvurulduğunu göstermektedir. Diğer taraftan, işletme dampingli ithalatın etkisiyle normal faaliyetlerinden zarar etmekte, üretimden yapılan satış hacminin faaliyet giderlerini karşılayamayacak düzeyde seyrettiği anlaşılmaktadır.
(6) Nihai bildirime ilişkin görüşlerini ileten bazı ithalatçı firmalar tarafından yerli üretim dalının satışlarını 2 kat artırabilmek için yenileme yatırımlarını 6, finansal giderlerini 4,5 ve satış giderlerini 3,74 kat artırmak zorunda kaldığı belirtilerek bu dönemde işçi sayısının %45, idari personel sayısının ise %31 oranında artmış olmasından hareketle yerli üreticinin sermayesinin yetersiz olduğu, yatırımların doğru şekilde yapılamadığı ve personelin verimli kullanılamadığı öne sürülmüştür.
(7) Yerli üretim dalının incelenen dönemdeki verimlilik artışı %82 düzeyindedir. Dolayısıyla işgücünün verimli kullanılamadığı iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Serbest piyasa koşulları altında faaliyet gösteren herhangi bir işletmenin üretim ve satış miktarının yatırımlarındaki artış ile aynı oranda artış göstermesini beklemek makul bir yaklaşım olarak değerlendirilmemektedir. Nitekim nihai bildirimde paylaşılan rakamlar reel değerler olup yatırımların nominal büyüklüğünü ifade etmemektedir. Bu itibarla, yenileme yatırımlarındaki artış oranına bakarak ve bu artışın nominal büyüklüğü hakkında veriye sahip olmaksızın yatırımların verimsiz olduğunu savunmak mümkün görünmemektedir.
(8) Yerli üreticinin özsermayesindeki erimeye nihai bildirimde yer verilmiştir. Bununla beraber, dampingli ithalattan kaynaklanan baskıyla maliyetlerinin altında fiyatlandırma yapmak zorunda kalan yerli üreticinin bu dönemde özsermaye yapısının güçlenmesini ve dolayısıyla yabancı kaynak kullanımının düşmesini beklemek makul bir yaklaşım olarak değerlendirilmemiştir.
(9) İthalatçı firmaların bazıları tarafından nihai bildirimden sonra öne sürülen iddialardan bir diğeri ise yerli üretim dalının maliyetlerini düşürmesine rağmen zarar durumunun devam etmesinin stok yönetimindeki başarısızlıktan kaynaklandığıdır.
(10) Nihai bildirimde yerli üreticinin nihai mamul stokuna ilişkin reel veriler paylaşılmıştır. Endeks verileri incelendiğinde dönem sonu stok miktarının arttığı görülmektedir. Buna karşılık maliyetlerdeki iyileşmenin kârlılıkta mutlak anlamda değil nispi anlamda bir iyileşme yarattığı gözlenmektedir. Nitekim incelenen dönemde yerli üretim dalı dampingli ithalatın yarattığı fiyat baskısı nedeniyle yurt içi satış fiyatlarını birim ticari maliyetlerinin altında belirlemeye devam etmiştir. Diğer bir ifadeyle, birim maliyetteki gelişmeye rağmen dampingli ithalattan kaynaklanan fiyat baskısı yerli üreticinin kârlı fiyat düzeylerinden piyasaya giriş yapmasını engellemiştir. Artan üretim miktarına karşılık olarak satış miktarında buna yakın oranda bir artış yaşanmaması nedeniyle de stok miktarı artış göstermiştir.