Madde 30 — Dampingli ithalatın zarar üzerindeki etkisi
MADDE 30 – (1) Soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın 2009-2011 yılları arasında hem miktar hem de değer bazında artış gösterdiği ve bu artışa paralel olarak yurt içi piyasadan aldığı pazar payının yerli üretim dalı aleyhine yükseldiği tespit edilmiştir. 2009-2011 yılları arasında toplam Türkiye tüketimi %222 oranında büyürken Hindistan menşeli ithalatın %333, ÇHC menşeli ithalatın ise %252 oranında arttığı belirlenmiştir. Soruşturmaya konu ülkelerin Türkiye pazarından aldıkları pay bu dönemde artarken yerli üretim dalının pazar payı önemli ölçüde gerilemiştir. Bu veriler, yerli üretim dalının dampingli ithalat nedeniyle Türkiye piyasasındaki nispi konumunun iç piyasadaki toplam genişlemeye paralel bir seyir izlemediğini göstermektedir.
(2) Öte yandan, dampingli olduğu tespit edilen ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatlarını önemli ölçüde kırdığı tespit edilmiştir. Hâlihazırda, artan dampingli ithalat nedeniyle büyüyen Türkiye pazarından yeterli pay alamayan, hatta 2009 yılındaki pazar payını dahi koruyamayan yerli üretim dalının bu fiyat düzeyleri sabitken dampingli ithalat ile rekabet edebilmesi mümkün görülmemektedir.
(3) Bu tespitler ışığında, ÇHC ve Hindistan menşeli ithalatın yerli üretim dalı üzerinde maddi zarar tehdidine yol açtığı sonucuna ulaşılmıştır.
(4) Hindistan’da yerleşik Greaves firması nihai bildirime ilişkin yanıtında zarar tehdidinin varlığına ilişkin olarak yerli üretim dalının büyüyen pazardan pay alamamasının gerekçe gösterilmesine karşı çıkmış, yerli üretim dalının pazar payını koruyamamasının nedeninin fiyatlarını düşürmemesi olduğunu iddia etmiştir. Greaves firması, incelenen dönemde yerli üretim dalının birim fiyatlarını üretim maliyetlerindeki iyileşmeye rağmen indirmediğini ve bu durumun kârlılıkta iyileşmeye neden olduğunu savunmuştur. Firma ayrıca, yerli üretim dalının büyüyen pazardan pay alamamasının nedeninin üçüncü ülkeler menşeli ithalatta görülen artış olduğunu iddia etmiştir.
(5) Yerli üretim dalının birim maliyetlerindeki düşüşü fiyatlarına yansıtmamış olması nihai bildirime ilişkin yanıt gönderen ithalatçı firmalardan birisi tarafından da gündeme getirilmiştir. Yerli üretim dalının yüksek kârlılık koşullarında faaliyet göstermeye çalışarak soruşturma konusu ürünü kullanarak imalat yapan firmaların rekabet koşullarını olumsuz şekilde etkilediği öne sürülmüştür.
(6) Yukarıda da ifade edildiği üzere, gerek başvuruda sunulan gerek soruşturma sürecinde elde edilen bulgular yerli üretim dalında maddi zararın varlığına değil maddi zarar tehdidinin varlığına işaret etmektedir. Maddi zarar tehdidinin söz konusu olduğu piyasa koşullarında yerli üretim dalının belirli ekonomik göstergelerinde müspet anlamda maddi zararın varlığını gösteren verilere ulaşılamaması olağandır.
(7) Öte yandan, ithalatın mutlak ve pazar payına nispeten gelişiminin incelenmesi tek başına bir sonuca varmak için yeterli değildir. Bu itibarla, soruşturma konusu ithalatın birim fiyatlarının gelişiminin ve yerli üretim dalının birim fiyatları üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle Greaves firmasının Türkiye’ye satışını gerçekleştirdiği motor tipleri incelendiğinde, bunların yerli üretim dalı tarafından üretilen motorlarla büyük benzerlik taşıdığı görülmektedir. Nitekim her iki firma da üretime İtalyan Lombardini lisansı altında başlamıştır. Bu bağlamda, her ne kadar yerli üretim dalı birim maliyetlerindeki düşüşü fiyatlarına yansıtmamış olmasına rağmen, Greaves firması tarafından Türkiye’ye satışı yapılan motor tiplerinin yerli üretim dalının yurtiçi birim fiyatları üzerinde önemli ölçüde fiyat kırılmasına yol açtığı tespiti geçerliliğini korumaktadır. Nitekim ürün tipleri bazında %117 oranında olan fiyat kırılmasının yerli üretim dalının maliyetleri oranında düşürülmeyen birim fiyatları ile açıklanması mümkün görülmemektedir.
Zarara neden olabilecek diğer unsurlar