Madde 14 — Piyasa ekonomisi iddiasına ilişkin değerlendirmeler
MADDE 14 – (1) Yönetmeliğin ek 1 inci maddesi uyarınca, piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden yapılan ithalata yönelik damping soruşturmalarında, ilgili ülkedeki soruşturmaya tabi üreticilerin soruşturma konusu ürünün üretiminde ve satışında bahse konu maddede belirtilen ölçütler çerçevesinde piyasa ekonomisi koşullarının geçerli olduğunu yeterli delillerle göstermesi halinde bu üreticiler için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 5 inci maddesi; aksi durumda ise Yönetmeliğin 7 nci maddesi uygulanmaktadır.
(2) Bu itibarla, soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunan ÇHC’de yerleşik Changfa firması piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet gösterdiğini öne sürerek kendisi için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 5 inci maddesinin uygulanmasını talep etmiştir.
(3) Yerli üretim dalı tarafından yapılan başvurunun incelenmesi neticesinde, soruşturmaya konu olan ürünün üretiminde alüminyum, demir ve çelikten mamul girdilerin toplam maliyetler içerisinde büyük pay sahibi olduğu anlaşılmıştır. Nitekim yerli üretim dalının en çok ürettiği motor tipinin toplam ağırlığı içerisinde alüminyum parçaların %18 oranında pay sahibi olduğu tespit edilmiştir.
(4) Soruşturma konusu dizel motorların gövdesi, ön ana yatak flanşı, ilk hareket kasnağı, pistonu, silindir kafası ve külbütör kapağı gibi parçaları alüminyum alaşımdan imal edildiğinden bu parçaların üretiminde kullanılan girdilerin maliyetlerinin piyasa koşullarında oluşup oluşmadığı incelenmiştir.
(5) Bir emtia ürünü olan alüminyumun dünya fiyatları Londra Metal Borsası’ndaki (LMB) cari fiyatlarla oluşmaktadır. Buna karşılık, ÇHC’de alüminyumun yurt içi fiyatları Şangay Metal Piyasası - ŞMP (Shanghai Metals Market)’nda oluşmakta; buradaki fiyatlar ise büyük ölçüde Şangay Vadeli İşlemler Borsası - ŞVİB (Shanghai Futures Exchange)’nda oluşan fiyatları izlemektedir. Söz konusu girdinin ÇHC’deki fiyatları incelendiğinde fiyatların LMB’deki fiyatlardan önemli ölçüde farklılaştığı görülmektedir. Soruşturma döneminde alüminyumun LMB’deki ortalama cari fiyatları ŞVİB’deki fiyatların yaklaşık olarak aylık ortalama %9 üzerinde seyretmiş, bazı aylarda fiyat farkı %24’e kadar yükselmiştir. Ağustos 2011’den itibaren dünya fiyatlarında toplam talepteki gerilemeye bağlı olarak düşüş yaşanmış ancak bu dönemde ŞVİB’deki cari fiyat düzeyi LMB’deki fiyat düzeyinin üzerinde kalmıştır. Bu durum da ÇHC’deki alüminyum piyasasında oluşan fiyatların dünya piyasasından önemli ölçüde farklılaştığını göstermektedir.
(6) ÇHC’deki alüminyum fiyatları ile dünya alüminyum fiyatları arasındaki farklılaşmanın en önemli nedeninin, ÇHC iç piyasasına çeşitli araçlarla yapılan devlet müdahalesi olduğu, bu müdahale nedeniyle dünya piyasalarından izole edilmiş bir iç piyasa oluştuğu düşünülmektedir.
(7) ŞVİB Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu (ÇMKDK) (China Securities Regulatory Commission) tarafından kontrol edilmektedir. ŞVİB faaliyetlerini Vadeli İşlemler Ticareti İdaresi Yönetmeliği, Vadeli İşlemler Borsası İdaresi Önlemleri ve kendi kuruluş sözleşmesi çerçevesinde yürütmektedir. Borsanın faaliyetlerini düzenleyen ve devlet organlarınca uygulanan kurallar çarpık fiyatlara ve düşük düzeyli fiyat hareketliliğine neden olmaktadır. Günlük fiyat hareketlerinin bir önceki günün fiyatlarının %4’ünden daha yüksek oranda yukarı veya aşağı yönlü hareketine izin verilmemektedir. Her ayın 15 inci gününe kadar alım satıma izin verilmekte, vadeli işlemlerin en çok on iki aylık dönemler için yapılmasına müsaade edilmektedir.
(8) Borsada sadece ÇHC vatandaşları işlem yapabilmekte, işlem yapma iznini ise ÇMKDK vermektedir. Borsada alım-satımı yapılan maddelerin fiziksel teslimi sadece ÇHC içinde onaylanmış belirli bir antrepodan gerçekleşmektedir. Tüm bu düzenlemelerin sonucu olarak LMB ile arbitraj yapmak mümkün olmadığından ÇHC alüminyum piyasası dünya piyasalarından izole hale gelmektedir. Bu nedenle ÇHC piyasa fiyatları ile dünya fiyatları eşitlenememektedir.
(9) Öte yandan, devletin hem birincil bir alüminyum satıcısı olması hem de Devlet Rezervleri Bürosu ve diğer devlet kurumları aracılığıyla yaptığı alımlar nedeniyle ŞVİB’deki fiyat oluşumuna doğrudan müdahalesi söz konusudur. 2008 finansal krizi sonrasında ÇHC Hükümeti tarafından çıkarılan teşvik paketi ile Devlet Rezervleri Bürosu’nun diğer işletmelerden alüminyum satın alması ve böylece iç talebi yapay bir şekilde canlı tutarak iç piyasada alüminyum fiyatlarının düşmesini engellemesi mümkün hale gelmiştir. Devlet eliyle yapılan satın alma işlemlerinin sonucu olarak soruşturma dönemi olan 2011 yılının son çeyreğinde ÇHC iç piyasa fiyatlarının dünya fiyatlarının tersine bir eğilim gösterdiği görülmektedir.
(10) ÇHC Hükümeti tarafından alüminyum için hazırlanan 12. Beş Yıllık Kalkınma Planı “birincil nitelikteki ürünlerde vergi ve ihracat vergisi iadelerinin ve diğer ekonomik kaldıraçların ayarlanmasını ve bu ürünlerde büyüme ve ihracatın sıkı şekilde kontrolünü” hedeflemektedir. Bu bağlamda bir takım vergi programları ile alüminyum sanayinin teşvik edilmesi amaçlanmaktadır. Alınan önlemlerle ham haldeki alüminyumun ihracatı zorlaştırılırken alüminyumdan mamul ürünlerin ihracatı teşvik edilmektedir. Bu hedefe uygun olarak, ham alüminyumun ihracatında %17 oranında ihracat vergisi uygulanmaktadır. Ham alüminyum ihracatına KDV iadesi verilmemekte, ithalatında ise %5 oranındaki gümrük vergisi tahsil edilmemektedir.
(11) Bu önlemlerin sonucu olarak, ham alüminyumun ihracatı engellenmekte, bu durum da yurt içinde alüminyum arzını artırarak hammadde fiyatının düşmesine neden olmaktadır. ÇHC’deki alüminyum üreticilerinin büyük çoğunluğu da devletin kontrolü altındadır.
(12) Bu açıklamalar çerçevesinde, ÇHC devletinin, soruşturma konusu ürünün üretiminde kullanılan bir hammaddenin iç piyasa fiyatlarına doğrudan etki ettiği ve bu durumun firmaların üretim maliyetleri ile fiyatlandırma kararlarını doğrudan etkilediği düşünülmektedir.
(13) Öte yandan, yapılan reformlara rağmen Hukou veya Huji olarak bilinen daimi ikamet izin sisteminin halen yürürlükte olduğu ve ÇHC merkezi ve yerel idaresinin üretimin temel girdilerinden biri olan işgücünün serbest dolaşımını kısıtladığı ve işçi ücretlerinin piyasa koşullarında oluşmasını engellediği tespit edilmiştir. Hukou sisteminde son dönemde yapılan reformların mevcut sistemi tam olarak ortadan kaldırmadığı, buna karşılık sistemin işleyişine ilişkin yetkilerin bir kısmının merkezi idareden yerel otoritelere devredildiği ve uygulamada işgücü üzerindeki baskının devam ettiği anlaşılmaktadır.
(14) Changfa firması soru formunda verdiği yanıtlarda ihtiyaç duyduğu hammaddeleri yurt dışından veya yurt içinden herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmaksızın tedarik edebildiğini belirtmiştir. Adı geçen firma bu iddiasına dayanak olarak “Çin-Yabancı Sermaye Ortak Girişimlerine İlişkin Kanun”un 10 uncu maddesinde geçen “Onaylanan operasyonlar çerçevesinde, Ortak Girişim, ihtiyaç duyduğu hammadde, yakıt ve diğer maddeleri adillik ilkelerine uygun olarak ve gerekçe göstererek, ÇHC içinden veya yurt dışından tedarik edebilir” ifadesine atıf yapmıştır.
(15) Atıf yapılan madde hükmünde de açık bir şekilde ifade edildiği üzere, ÇHC’de kurulu ortak iştiraklerin yurt dışından ihtiyaç duydukları girdileri temin edebilmesi için uygulamada iki koşul bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre ilgili ortak iştirakin ithal girdi tedarik edebilmesi bu tedarikin (i) onaylanmış bir operasyona ilişkin olmasına ve (ii) gerekçelendirilmesine bağlı bulunmaktadır. Buna karşılık serbest piyasa koşullarında, mevcut yasalara uygun olarak faaliyet gösteren bir işletmenin, kuruluş sözleşmesinde belirtilen faaliyetlerini yerine getirirken ihtiyaç duyduğu tüm girdileri kârını maksimize edecek şekilde en düşük maliyetli kaynaktan tedarik etmesi beklenmelidir. Nitekim serbest piyasa rejimlerinde her firmanın bu ilke çerçevesinde hareket edeceği varsayıldığından girdi tedarikinin hangi kaynaktan gerçekleştirileceğine ilişkin düzenleyici hükümlere rastlanması kural değil istisnai bir duruma işaret etmektedir. Bu bağlamda, ÇHC’de faaliyet gösteren bir işletmenin girdi tedarikinde yabancı bir kaynağa yönelmesi durumunda ilgili otoritelere gerekçe göstermek durumunda bırakılması firmaların maliyetlerine ve girdi teminine ilişkin kararlarını serbestçe veremediklerini göstermektedir.
(16) Buna ilaveten, Changfa firmasının soru formuna verdiği yanıtlarda herhangi bir sübvansiyon programından yararlanmadığını belirtmiş olmasına rağmen soruşturma döneminde kamu otoritelerinden çeşitli miktarlarda sübvansiyon aldığı firmanın sunduğu faaliyet raporlarından tespit edilmiştir.
(17) Son olarak, firmanın tesislerinin bulunduğu arazinin firmaya ait olmadığı, Wujin yerel idaresi tarafından arazinin kullanım hakkının firmaya verildiği firma tarafından sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Nitekim firma, söz konusu araziye ilişkin muhasebe kayıtlarını “maddi olmayan varlıklar” kalemi altında tutmaktadır. ÇHC’de kamu idaresi tarafından gerçek veya tüzel kişilere toprak edinme hakkı tanınmamakta, bu durum devletin temel üretim girdilerinden biri olan arazi üzerinde mutlak söz sahibi olduğunu göstermektedir. Diğer bir ifadeyle, üretimin temel girdilerinden birisi olan arazinin değerinin piyasa koşullarında oluşmadığı anlaşılmaktadır.
(18) Tüm bu değerlendirmeler ışığında, Changfa firmasının piyasa ekonomisi koşulları altında faaliyet gösterdiği iddiası kabul edilmemiş, bu nedenle firma için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükmüne uygun olarak oluşturulmuş normal değer yöntemine başvurulmuştur.
Oluşturulmuş normal değer