Madde 50 — Sübvansiyonlu ithalatın etkisi
MADDE 50 – (1) Soruşturmaya konu ithalatın 2005 yılında % 34 olan genel ithalat içerisindeki payının 2006 yılında %26’ya, 2007 yılında ise %24’e gerilediği görülmüştür. Aynı dönemde birim fiyatlar ise dalgalı bir seyir izlemiş, soruşturma döneminde 2005 yılına göre hafif bir artış göstermiştir.
(2) İşbirliğine gelen üretici/ihracatçıların Hindistan’da yerleşik temsilcisi tarafından Hindistan menşeli ithalatın birim fiyatlarının 2006 –2007 döneminde artmış olmasına rağmen yerli üretim dalının yurt içi satış fiyatlarını düşürdüğü, bu durumun zararın kaynağının Hindistan menşeli ithalat olamayacağının kanıtı olduğu iddia edilmiştir. Fiyatlardaki gerilmenin kaynağı olarak da hammadde fiyatlarındaki gerileme gösterilmiştir.
(3) Yerli üretim dalı soruşturma konusu ürünü üretmeye başladığı 2005 yılının son döneminden itibaren Hindistan menşeli sübvansiyonlu ithalatın yarattığı haksız rekabet koşullarıyla mücadele etmektedir. Üretim ölçeğinin artmaya başlamasıyla birlikte ölçeğe göre artan verimlilik koşulları sağlanmış, birim sınaî ve ticari maliyetlerde ciddi iyileştirmeler gerçekleştirilmiştir. Buna karşılık, Hindistan menşeli sübvansiyonlu ithalattan kaynaklanan haksız rekabet koşulları üretim ölçeğinin optimum oranda artırılmasına engel olmuş, bu durum maliyetlerin gerektiği ölçüde düşürülmesine imkan sağlayacak seviyede bir üretim ölçeğine ulaşılmasını imkansız kılmıştır. Netice olarak yurt içi birim satış fiyatlarının birim ticari maliyetler üzerine çıkartılması mümkün olamamıştır.
(4) Yerli üretim dalının ilgili üründe üretime başladığı 2005 yılının son döneminden itibaren Hindistan menşeli sübvansiyonlu ithalat ile girişilen fiyat rekabeti üründen kar edilmesini sağlayabilecek makul bir kar marjının yurt içi birim fiyatlara yansıtılmasını engellemiştir. Bunun neticesi olarak da üretimin başladığı 2005 yılının son döneminden beri devam eden ürün zararı tersine çevrilememiştir. Hindistan menşeli sübvansiyonlu ithalatın birim fiyatlarındaki artışa rağmen fiyat baskısının devam ediyor oluşu da zararın süreceğine işaret etmektedir.
(5) Soruşturma döneminde Hindistan’da yerleşik işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmaların değişik oranlarda sübvansiyondan yararlandıkları tespit edilmiştir. Bu durum, bu üretici/ihracatçıların yerli üretim dalı ile giriştikleri rekabette ciddi bir maliyet avantajına sahip olduklarını, yurt içi piyasada Hindistan Hükümeti tarafından çeşitli programlar aracılığıyla sağlanan sübvansiyonlardan kaynaklanan haksız rekabet koşullarının yerli üretim dalı için katlanılmaz boyuta geldiğini göstermektedir. Nitekim tüm maliyet düşürücü gelişmelere rağmen, yurt içinde yaşanan haksız fiyat rekabeti yerli üretim dalının ilgili üründe kar etmesine engel olmaktadır.
(6) Soruşturma kapsamında elde edilen bulgular ve yapılan değerlendirmeler neticesinde Hindistan menşeli ithalatın sübvansiyonlu olduğu ve bunun sonucunda ortaya çıkan haksız rekabet koşulları nedeniyle yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde ciddi olumsuzluklar yaşandığı anlaşılmış, yerli üretim dalında görülen zarar ile Hindistan menşeli sübvansiyonlu ithalat arasında bir illiyet bağının bulunduğu tespit edilmiştir.
Diğer unsurlar