Madde 18 — Yönelik Değerlendirme
MADDE 18- (1)Yönetmelik’in 35 inci maddesi hükümleri gereğince, önlemin sona ermesi halinde zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, taraflarca ortaya konulan ve yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen veriler çerçevesinde; soruşturmaya konu ithalatın muhtemel seviyesi ve fiyatları ile bunun yerli üretim dalının fiyatları üzerinde etkisi, önlem konusu ülkelerdeki sektörün durumu ve Türkiye’ye yönlendirebilecekleri fazla kapasitelerinin bulunup bulunmadığı, Türkiye dışında bu ülkelere ticaret politikası önlemi uygulaması olup olmadığı, önleme tabi ülkelerin diğer ülkelerde pazar bulma imkanları ile önlemin yürürlükten kalkması durumunda soruşturmaya konu ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki muhtemel etkileri incelenmektedir.
a) Soruşturmaya konu ithalatın muhtemel seviyesi
(1) Önleme tabi ülkelerden yapılan soruşturma konusu ürün ithalatının, toplam Türkiye tüketimi, toplam ithalatın seviyesi ve uygulanmakta olan önlemlerden etkilendiği görülmektedir. Genel ithalat 2001 yılındaki ekonomik kriz sonucunda yaşanan pazar daralması nedeniyle 2000 yılına göre %46 oranında daralırken önleme konu ülkelerden yapılan ithalat önlemin de etkisiyle %76 gibi büyük bir oranda azalmış ancak daha sonra genel ithalattaki artışa paralel olarak bir sonraki yıl %235 seviyesinde artmıştır. Devam eden yıllarda önleme tabi ülkelerden yapılan ithalatın seyri genel ithalatın seyri ile aynı yönde dalgalanmıştır. Bu durum önleme rağmen söz konusu ülkelerden yapılan ithalatın devam etmekte olduğunu ve önlemin yürürlükten kalkması halinde artarak devam etmesinin muhtemel olduğunu göstermektedir.
b) Dampingli ithalatın muhtemel fiyatları, fiyat kırılması ve talebe etkisi
(1) Önleme konu ülkelerden yapılan ithalatın fiyatlarını, girdi maliyetleri özellikle de en temel girdi olan petrol fiyatları, yurt dışı piyasalardaki rekabetin yoğunluğu ve ürün tipleri belirlemektedir. Yapılan değerlendirmede önlem sonrasında Güney Kore’den gerçekleştirilen ithalatın birim fiyatının hem önleme tabi diğer ülkelere hem de genel ithalatın fiyatlarına göre önemli seviyede yükseldiği gözlenmiş, ithalatçı yanıtları ve ithalat faturalarının incelenmesi sonucunda da bu durumun önlemin ardından bu ülkeden özel tip ürünlerin ithal edilmeye başlanması sonucunda ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Ancak ITC’den elde edilen Güney Kore’nin diğer ülkelere yapmış olduğu ihracata ilişkin birim fiyat verileri incelendiğinde bu ülkenin daha düşük fiyatlı ürün tiplerinde de ihracat kapasitesinin varlığının devam etmekte olduğu ve önlemin ortadan kalkmasıyla birlikte önlem öncesi fiyatlarla ihracat yapma potansiyelinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
(2) Benzer şekilde Hindistan’dan gerçekleştirilen ithalatın birim fiyatlarının da önlemin etkisiyle katma değerli ürünlerin tercih edilmeye başlanmasıyla yükseldiği gözlenmiştir. Önlemin yürürlükten kalkması halinde, önleme tabi ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın birim fiyatlarının önlem öncesinde olduğu gibi nispeten daha düşük fiyatlı ürün tiplerinin de ithaliyle düşmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmektedir.
(3) Diğer taraftan dünyada oluşan kapasite fazlasının yol açtığı rekabet nedeniyle ham madde fiyatlarının sabit kalması halinde fiyatların yukarı doğru hareket etmesi muhtemel görünmemektedir. Ayrıca, mevcut önlemin yokluğunda, Güney Kore dışındaki önlem konusu ülkeler menşeli dampingli ithalatın fiyatlarının, yerli üretim dalının iç piyasa fiyatları üzerinde baskı oluşturacak düzeyde bulunduğu, Güney Kore’nin diğer ülkelere yapmış olduğu ihracatın birim fiyatları incelendiğinde ise fiyat baskısı yaratma potansiyelinin bulunduğu tespit edilmiştir. Önlem konusu ürünün tekstil sektörünün bir girdisi olduğu ve çok küçük fiyat avantajlarının tedarikçi tercihinde büyük önem taşıdığı dikkate alındığında, önlemin yürürlükten kalkması durumunda bu ülkelerden yapılan ithalatın artmasının muhtemel olduğu değerlendirilmektedir.
c) Önleme tabi ülkelerdeki sektörün durumu ve kapasite fazlası
(1)Önleme tabi ülkelerde önlemin yürürlükten kalkması durumunda Türkiye’ye yönelebilecek fazla kapasitelerinin bulunup bulunmadığı incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde, Tayvan’ın dünyada çok önemli bir kapasiteye sahip olduğu, dünya ihracatında ilk sırada yer aldığı, ancak düşen ihracatı ve iç piyasa talebi nedeniyle önemli miktarda bir kapasite fazlasının bulunduğu tespit edilmiştir.
(2)Güney Kore’nin kapasite fazlası olup olmadığı incelendiğinde, sektörde kapasitede azalmaya karşılık üretimin de azaldığı ancak buna rağmen kapasite fazlasının sürdüğü, kapasite kullanım oranında da azalma olduğu görülmektedir.
(3) Hindistan’ın kullanabileceği fazla kapasitesinin bulunup bulunmadığı incelendiğinde, bu ülkenin 2000–2005 döneminde hem poliester filament iplik üretimini hem de kapasitesini artırdığı, dönem sonuna gelindiğinde ise halen 270.000 ton kapasite fazlasının bulunduğu, Chemical Fiber International Dergisinin 2004 Haziran sayısında poliester filament ipliğin %90’ının tekstürize olduğu varsayımı dikkate alındığında bu kapasite fazlasının önemli bir bölümünün tekstürize ipliğe ait olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, Hindistan’ın yapacağı planlanmış yatırımlarla üretimin 2010 yılında 1.800.000 tona çıkacağı öngörülmektedir. Nitekim Hindistan, 2002 ve 2003 yıllarında Ç.H.C.’den sonra poliester tekstürize ürün üretmekte kullanılan makineleri en çok satın alan ikinci ülke olmuştur. Tüm bu veriler göz önüne alındığında, Hindistan’da poliester tekstürize iplik üretiminde önemli bir kapasite artışının söz konusu olduğu değerlendirilmektedir.
(4)Yukarıdaki bilgiler ışığında önleme tabi ülkelerde Türkiye pazarına göre çok büyük üretim kapasitelerinin ve kapasite fazlalarının bulunduğu, önlemin yürürlükten kalkması durumunda bu kapasite fazlalığının Türkiye pazarına yönlendirilmesi ve bunun sonucunda da yerli üretim dalında zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimalinin var olduğu değerlendirilmektedir.
ç) Önlem uygulayan diğer ülkeler ve bunun etkileri
(1) Önleme tabi ülkelerden Hindistan’a karşı AB tarafından dampinge karşı vergi ile sübvansiyona karşı telafi edici vergi uygulaması devam etmektedir. Bu durum, AB pazarına yakınlığı ve AB için önemli bir tedarikçi olması nedeniyle Türkiye’nin Hindistan için önemini arttırmaktadır. Önlemin yürürlükten kalkması halinde Hindistan’dan yapılacak ithalatta artış yaşanması muhtemeldir.
d) Önleme tabi ülkenin diğer ülke pazarlarındaki durumu
(1)Tayvan’ın en çok ihracat yaptığı ülkeler olan Hong Kong, Ç.H.C. ve Brezilya’ya ihracatında önemli ölçüde azalma olmuş ve bu durum ciddi kapasite fazlasının oluşmasına yol açmıştır. Bunda Ç.H.C.’nin son zamanlarda yaptığı önemli seviyedeki kapasite artışları ile iç piyasasındaki talebi kendisinin karşılamasına ilave olarak ihracatını da artırmış olmasının etkisi vardır.
(2)GüneyKore’nin ihracat istatistikleri incelendiğinde, 1997 yılında 40.595 ton olan ihracatın azalma eğilimine girerek 2005 yılında 12.243 tona gerilediği görülmektedir. Önleme tabi ülkenin önemli dış pazarları olan Ç.H.C. Japonya gibi ülkelere olan ihracatında ciddi ölçüde azalma tespit edilmektedir.
(3)Hindistan’ın önemli ihraç pazarları arasında Brezilya, İspanya ve Amerika bulunmaktadır. Hindistan’ın 2004 yılında bu ülkelere yapmış olduğu ihracatı arttırırken ortalama birim fiyatlarını düşürdüğü ve Türkiye’ye yapılan ihracatın birim fiyatlarının altında kaldığı görülmektedir. Diğer taraftan ülkenin üretim kapasitesinin büyüklüğü göz önüne alındığında 2004 yılındaki 24.607 tonluk ihracat miktarı oldukça düşük bir seviye olmakla birlikte gerek mevcut kapasite fazlası gerekse dış pazarlara açılma hedefi nedeniyle ihracat miktarının artması muhtemeldir.
e) Soruşturmaya konu ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki muhtemel etkileri
(1) Yukarıdaki bilgiler dikkate alındığında, önleme tabi ülkelerin büyük üretim kapasitelerine ve kapasite fazlalarına sahip olduğu, Hindistan’a karşı halen dampinge karşı vergi ile sübvansiyona karşı telafi edici vergi uygulandığı, mevcut önlem dikkate alınmadığı takdirde Güney Kore dışındaki ülkelerden yapılan ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını bastırdığı, Güney Kore’nin diğer ülkelere yaptığı ihracatın birim fiyatları incelendiğinde bu ülke menşeli ithalatın da bastırma potansiyelinin bulunduğu, söz konusu ülkeler kaynaklı ithalatın belirli bir seviyeyi koruduğu, mevcut önlemin ortadan kalkması durumunda dampingli ithalatın artarak devam edeceği ve zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimalinin var olduğu değerlendirilmektedir.