Madde 36 — Dampingli ithalatın mevcut ve muhtemel etkisi
MADDE 36 – (1) Soruşturmaya konu ülkeler menşeli ithalatın ciddi ölçüde dampingli olduğu ve yerli üretim dalının fiyatlarını önemli ölçüde baskı altında tuttuğu belirlenmiştir.
(2) 2004-06 döneminde soruşturmaya konu ülkeler menşeli dampingli ithalatın görece istikrarlı bir düzeyde seyrettiği; ancak, 2006 yılında artışa geçen dampingli ithalatın SD’de miktar bazında çok ciddi bir artış gösterdiği belirlenmiştir. 2004-SD döneminde dampingli ithalatın % 35 büyüyen yurt içi pazardaki payı % 19 oranında artmıştır.
(3) Yerli üretim dalının fiyatlarını önemli ölçüde baskı altında tutan dampingli ithalatın fiyatlarının zarar inceleme dönemi boyunca sürekli olarak üçüncü ülkeler menşeli ithalatın ortalama fiyatlarının oldukça altında seyrettiği ve ithalat içindeki payını üçüncü ülkeler aleyhine genişlettiği tespit edilmiştir.
(4) 2004-06 arasında soruşturma konusu ürüne ilişkin faaliyetlerinde zarar durumunda olan yerli üretim dalı, SD’de dampingli ithalatın miktar olarak ciddi biçimde artışı ile birlikte zararına fiyatlarla bile iç pazarda satış kaybına uğramaya başlamıştır. Yerli üretim dalının zararına fiyatlarla bile büyüyen piyasada satışlarının azalması yerli üretici firmaları üretimlerini azaltmaya zorlamış; buna karşın stoklar ciddi biçimde artmıştır.
(5) Aşağıda irdelendiği üzere, yerli üretim dalının ekonomik göstergelerindeki gelişimin dampingli ithalatın yanı sıra bazı başka faktörlere de işaret ettiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte, bahse konu diğer unsurların dampingli ithalatın yerli üretim dalı üzerinde neden olduğu fiyat baskısını açıklamaktan uzak olduğu açık biçimde görülmektedir.
(6) İplikler gibi genel anlamda temel ürün (commodity) haline gelmiş ürünlerde talebin fiyat esnekliği de dikkate alındığında dampingli ithalattan kaynaklanan fiyat baskısının yerli üretim dalında ortaya çıkan zararın önemli bir nedeni olduğu aşikardır. Özellikle firma bazında yapılan hesaplamaların, çoğu ihracatçı/üretici firma için önemli ölçüde dampingin mevcudiyetini ortaya koyduğu dikkate alındığında her ne kadar başka faktörlerin de zarara etkisi olduğu anlaşılsa da dampingli ithalatın yerli üretim dalındaki zararın en önemli nedeni olduğu görülmektedir.
(7) Sektörün mevcut dağınık yapısı göz önüne alındığında ve açık kaynaklardan (gazeteler, raporlar vb) edinilen bilgiler ışığında özellikle KOBİ niteliğindeki firmaların dampingli ithalatın neden olduğu olumsuz koşullardan daha fazla etkilenmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmiştir. Bazı Sanayi ve Ticaret Odalarından intikal eden bilgilerin yurt içi üretimde ciddi bir sıkıntı yaşandığına, kapasite kullanım oranlarının azaldığına ve hatta bazı firmalarda üretimin durma noktasına geldiğine işaret ediyor olması bu değerlendirmeyi desteklemektedir.
(8) Soruşturma konusu ülkelerin, dünya ticaretinden hızla artan biçimde pay aldığı, bu payın diğer ülkeler ortalamasına göre oldukça düşük fiyatlarla gerçekleştiği; mevcut ihracatlarının ve ihracat artışının ciddi bir kapasiteye ve bu kapasitede hızlı bir artış eğilimine işaret ettiği anlaşılmıştır. Türkiye piyasasına giriş fiyatlarının da diğer ülkeler ortalamasının sürekli olarak önemli ölçüde altında kaldığı ve zarar inceleme dönemi boyunca yerli üretim dalının fiyatlarını önemli ölçüde baskı altında tuttuğu; Türkiye’ye dampingli fiyatlarla gerçekleşen ihracatlarının özellikle SD’de hızlı bir artış gösterdiği, buna mukabil örneklemede yer alan ihracatçı/üretici firmaların stoklarında genel olarak bir artış eğiliminin bulunduğu; bu durumun SD sonrasında dampingli ithalatın pazar payını arttırmasının muhtemel olduğuna işaret ettiği değerlendirilmiştir.
(9) İlgili üründe talebin fiyat hassasiyeti ve mevcut küresel daralma koşulları da dikkate alındığında, soruşturmaya konu ülkeler menşeli dampingli ithalatın SD sonrasında muhtemel artışının yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde gözlenen bozulmayı daha da derinleştirmesi olağan bir gelişme olacaktır.
(10) Nitekim soruşturma sürecinde birincil ve ikincil kaynaklardan elde edilen bilgiler yerli üretimde baş gösteren sorunların giderek artmakta olduğunu; bu çerçevede bazı firmaların üretimlerini azalttığını bazı firmaların üretimlerini durdurduğunu bazılarını ise soruşturma konusu ürüne ilişkin faaliyetlerine tamamen son verdiğini ortaya koymaktadır.
(11) Bütün bu bilgi ve bulgular bir bütünlük içinde ele alındığında, önlem alınmadığı takdirde soruşturmaya konu ülkeler menşeli dampingli ithalatın pazar payının artmasının yakın ve muhakkak olduğu ve bu durumun yerli üreticilerde mevcut zararı daha da derinleştireceği değerlendirilmiştir.
Üçüncü ülkelerden ithalat