Madde 9 — Değerlendirme
MADDE 9- (1) Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, soruşturma konusu ülkelerdeki yerleşik kapasitenin mutlak ve Türkiye pazarıyla karşılaştırıldığında ciddi büyüklükte olduğu; önlemin yürürlükte olduğu dönemde soruşturma konusu ülkelerde artan yatırımlarla birlikte kapasite artışlarının söz konusu olduğu; soruşturmaya konu ülkelerde büyüyen ancak yine de kısıtlı düzeyde kalan iç piyasa nedeniyle bu ülkelerdeki ihracatın arttığı; soruşturma konusu ülkelere yönelik önemli pazarlardaki önlemler sonucunda bu ülkelerin büyüyen pazarlara yöneldiği; artan ihracat miktarına karşın Türkiye ihraç fiyatlarının üçüncü ülkelerdeki ihraç fiyatlarının önemli ölçüde altında kaldığı; Türkiye pazarının gerek coğrafi yakınlık gerekse büyük haddehane kapasitesi nedeniyle şikayete konu ihracatçılar için önem arz ettiği ve bu önemini inşaat sektöründeki büyüme nedeniyle muhafaza ettiği; soruşturma konusu ülkelerden ithal kütüklerin tercih edilmesinin ana nedenleri arasında fiyatların ve temin zamanlarının rol oynadığı; önlemin yürürlükten kalkması halinde üretici/ihracatçı firmaların önlemin mevcut olmadığı bir ortamda davranışlarını en iyi şekilde yansıtacak olan bir önceki nihai gözden geçirme soruşturmasında tespit edilen damping marjlarının yüksek oluşu ve ilgili üretici-ihracatçıların işbirliğinde bulunmamış olmaları dikkate alındığında, önlemin yürürlükten kalkması halinde dampingin devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmektedir.
(2) Yerli üreticilerce Nihai Bildirme yönelik iletilen görüşlerde soruşturma konusu ülkelerdeki yerleşik kapasitenin çok yüksek olduğu; kapasite artışına yönelik yatırımların söz konusu olduğu; mezkur önlemin yürürlükten kalkması halinde soruşturma konusu ülkelerden toplam 20 milyon tonluk soruşturma konusu ürünün Türkiye’ye yönlendirilebileceği ifade edilmiştir.
(3) Soruşturma konusu ülkelerdeki mevcut kapasitenin Türkiye’ye hangi şartlar çerçevesinde yönlendirildiği soruşturma kapsamında incelenmiştir. Netice itibariyle iletilen görüşler, soruşturmaya konu ülkelerdeki yerleşik kapasiteye ilişkin bulgulardan önemli derecede farklılık arz etmemektedir.